·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Temmuz 2025 13:22 (Spoiler)
Vejetaryen, Nobel ödüllü yazar Han Kang'ın 2007'de yayımladığı çarpıcı ve içerdiği evrensel ögelerle fazlasıyla etkileyici bulduğum romanı.
Kitabın baş kahramanı Yeong-hye; sıradan görünümlü, sıradan bir evliliğe sahip, sıradan bir hayat yaşayan bir kadın olarak resmedilir kitapta. Hatta bu aşırı sıradanlığı sıradışı bir anlam da taşır. Tüm bu sıradanlık ve tekdüzelik Yeong-hye'nin bir gece et yemeyi bırakmasıyla alt üst olur. Kocası ve ailesi bu ani değişime anlam veremediği gibi şiddete varacak şekilde sert tepki gösterir.
Kitap açık bir biçimde Yeong-hye'nin neden et yemeyi bıraktığını bize sunmaz. Bunun yerine Yeong-hye'nin korkutucu rüyalar olarak gördüğü çocukluk travmalarını, et yemeye ilişkin yaşantılarını, eti şiddetle ilişkilendirmesine neden olan birçok görüntüyü önümüze serer. Ve Yeong-hye bu rüyaları tekrar tekrar görüp acı çekmemek için et yemeyi bırakır.
Kitap tamamiyle ataerkil bir atmosferde geçer. Kitap boyunca Yeong-hye'nin sesini çok az duyarız. Kitabın ilk bölümünü kocası anlatır. 2.bölüm ablasının eşinin bakış açısıyla anlatılır ve son bölüm ablasının sesiyle bize ulaşır. Yeong-hye kitap boyunca baş kahraman değilmişçesine bize yansıtılır. Yazarın bunu kasıtlı yaptığını tahmin etmek zor değil. Hayatı boyunca otoriteler tarafından horlanan, şiddete uğrayan, ihmal edilen, görmezden gelinen, değersizleştirilen bir kadın olan Yeong-hye'nin sesinin kitap boyunca bu kadar az duyulması bahsettiğim atmosferi güçlendirmek içindir.
Kitabın rahatsız edici, şiddet içerikli satırlarına rağmen beni içine çeken ve derin bir empati uyandıran yönü de vardı. Bitirdiğimde boğazımdaki yumru ve içimdeki huzursuzluğa rağmen Yeong-hye ile tanıştığıma memnundum. Kitap sizi sarsacak, yoracak, acı verecek ama pişman etmeyecektir.