9/10
·318 syf.··
2025 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 18:24
Amin Maalouf’un Semerkant romanını bitirdiğimde, elimde sadece bir kitap değil; içimde yankılanan onlarca soru kaldı. Ömer Hayyam’ın hayatı ve felsefesi üzerinden hem tarihsel hem de bireysel bir yolculuğa çıkmak, beni düşündüğümden çok daha fazla etkiledi. Maalouf’un dili şiir gibi akıyor; ama aynı zamanda insanın zihnini sürekli meşgul eden sorularla dolu. İnanç nedir, özgürlük gerçekten mümkün mü, yaşarken anlam aramak mı yoksa kabullenmek mi daha huzurludur? Hayyam, romanda sadece bir şair ya da bilgin değil; aklın, sorgulamanın ve baş eğmemenin temsilcisi olarak karşımıza çıkıyor. Onunla birlikte, Hasan Sabbah ve Nizamülmülk gibi birbirinden çok farklı üç figürün yollarının kesiştiği sahneler, beni insan ilişkilerinin ne kadar karmaşık ve zamansız olduğunu düşünmeye itti. Her biri kendi ideali uğruna yaşarken aslında birbirlerinin kaderine dokunuyor. Bu yönüyle Semerkant, sadece bir tarihi kurgu değil; aynı zamanda dostluk, ihanet ve inanç üzerine yazılmış bir insanlık dramı. Özellikle Rubaiyat’ın peşine düşen Batılı tarihçinin anlatısıyla geçmişten günümüze uzanan o bağ, bana şu hissi verdi: Ne kadar zaman geçerse geçsin, insanın hakikat arayışı bitmiyor. Bugün yaşadığımız sorgulamalar, aslında yüzyıllardır sürüyor. Maalouf bunu öyle ustaca anlatıyor ki, roman bittiğinde kendi yaşam yolculuğunu da sorgularken buluyorsun kendini. Bu kitabı sadece bir dönem romanı olarak değil, aynı zamanda bir “ayna” gibi okumak gerek. Ve sanırım o aynaya ne kadar cesaretle bakarsak, o kadar derin etkiliyor bizi.
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202374,9bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.