Bu kitabın nasıl bu kadar beğenildiğini asla anlamayacağım sanırım. Şu ana kadar her kitaba bir şans verip bitirdim ama bu kitap elimde süründü sadece. Bookstagramların bayıla bayıla okumasına aldanmamamız lazım galiba. "Sen önerdiysen okuyalım" diyen takipçilerime de "müsaadenizle ceketimi çıkarabilir miyim?" diyorum.. Ben önerdiysem de düşünün siz yine.
Kitap bir yere bağlanmıyor bir kere. Her şey inanılmaz hızlı gelişiyor. Karakterler dondurma paketinden çıkan sarma gibi arka planı olmaksızın manasızca birdenbire beliriyor. Erkek karakter de toksik maskülenitenin vücut bulmuş hâli gibiydi. İki durup bi' kızı ezikledi. Yalan Dünya'daki aşiret dizisinden halliceydi. Absürt bir kitap olsa belki okunurdu. Yani, sırf barda bulunduğu için bir kadına iğrenç ithamların yapılmasının romantik yanı nedir? Erkek karakterin kadına "bardan adam kaldıran" demesi o kadar berbattı ki.. Biri bana veya başka bir hemcinsime bunu deseydi şanslıysa gözünü Rusya yakınlarında, denizin ortasında açardı.
Kitapta (kitap diyesim de yok aslında, yazı bulunan sayfalar bütünü falan denir ancak) çok fazla mantıksal hata var. Yani, bu tarz kitaplarda mantığıma "beni A noktasında bırak, B noktasına da gitmeyelim. dur sen orada" diyorum. Ama yani iki gün önce fiziksel olarak yakinen tanıma fırsatı bulduğun adamı Gabar Dağı'nda görünce de şaşır be kızım.. "Hadi be Suat" diyen Hüsnü Çoban gibiydim okurken. Siz nasıl sınır hattında karşılaştınız, dahası nasıl şaşırmadınız? Ben yan komşumu markette görünce şok oluyorum, belki de ben fazla dramatiğimdir.. Ay, bu arada, Theo James ile karşılaşırsak falan asla şaşırmam sayın evren; gönderebilirsin, cuma günleri Kadıköy'de oluyorum. - Gerçi bırakın Theo James'i, yan sokağımda oturan dershane crushımı bile aynı kütüphanede ders çalışmamıza rağmen göremedim hiç. Bende mi bi' bahtsızlık var ki?
Bir de kadın karakterin güçlü olmasını neden kızı maskülenleştirerek anlatıyorsunuz? Hayır, şiddeti romantize etmeyen 3 4 okur olarak bunu dile getiriyoruz sürekli ama "kürsü çöküyor" uyarısını slogan sanan Tansu Çiller gibi gülüp geçiyorsunuz. Kızı farklı yapmak demek "yemek yapamasın, pembe sevmesin, tomboy olsun" demek mi? Yani, bir kızın böyle olması onu "daha eril" de yapmaz "daha dişil" de yapmaz. Ne saçma lakırdılar bunlar hem, ölmeden önce mızrak savaşını falan da görür müyüz, nasıl geriye gittik? Kadınları "kadın" yapan stereotipik nitelikleri çok saçma buluyorum.
Kadın karaktere sinir oldum, "love bipolar" tanımını çıkaran Katy Perry'e teşekkür ediyorum, çünkü bu kız tam olarak ondandı. "Senden nefret ediyorum, Allah belanı versin, bana muskayı yapan kimdi?" şeklinde tartıştıktan sonra SAVAŞ meydanında "ayyy yüzbaşını öptümmm" triplerine giriyor. Evet, "yanı başımda bir çocuk bombalı saldırıda öldü, bir kadın doğum yaparken ex oldu, tüm bunlar yetmezmiş gibi yüzbaşını öptüm" diyor. Köy yanarken de yani.. Empati kuramıyorsanız yazmasanız mı? Doktorsa kahramanlık sahnesi okusaydık.. Sanırsınız er meydanında cengaverler çıkmış; kızımız da kara buğra, kara boğa ve büyük aslanı tek yumrukta indirecek yiğidini seçiyor cuntasından. Oğlan zaten bambaşka bi' kafada.. Kız da yeni eve çıkınca 2 gündür tanıdığı askerle aynı evde kalmaya karar veriyor üzülüp. Neden? Kız şehirli ya. Biz kozmopolit yerlerde doğup büyümüş kızlar olarak böyleyizdir, hayatın gerçeklerini bilmez gibi "ay yavrum seni ambarda harcarlar gel benim oğlum ol" diye sahipleniriz insanları. Niye? E, metropolüz, bunlar bizim normalimiz. Anadolu halkıyla bir miyiz canım, haberimiz bile yoktur nasıl yaşarlar. Toplumla tek bağımız milli bayramlar (!)
Oğlandan da nefret ediyorum, sürekli bi' kızı aşağılama, ezikleme. Kız da doğru dürüst koyamadı hiç tepkisini ayar oldum. Çocuğu hastanelik etmezsek sebebi askerimize hürmet etmemizden olurdu. Kız "giyeneceğim" diyor, oğlan kızı dikizliyor. Buna da "ayy erkekkk" dememiz bekleniyor. - Her şeyden uzakta olan bir yerde tanımadığınız bir erkeğe "giyiniyorum" dememeniz gerektiğini de bilirsiniz. Sıfır hayatta kalma beceresi ile orgeneral triplerine girdi ya bu kız.. "Bana bak ulan dörtgöz" diye marketi basan abla gibi o çadırı basıp oğlanı mahvederdik misal biz olsak. Ama oğlanın tek bildiği "rıza" kavramı Rıza Çalımbay olduğu için sürekli kıza "gördüm zaten bi' kere seni ne var" dedi, kız da ses etmedi. Romantik buldu hatta, biz haklarımızı bu kadar ilerletmişken sen niye 10 çağ ötesine gittin abla? CERN'deki fizikçiler çalışmaları hızlandırabilir mi lütfen? Bu kitabın evrenine gidip dövmem gereken birileri var.
Bilemiyorum Altan, kim niye övdü bilemiyorum. 150 sayfa zor dayandım, öfke problemleriniz varsa ve kadın hakları hakkında bilginiz varsa okumayın. TSK'nın tek görevi Wattpad'e karakter çıkarmak oldu ya, yanarsam ona yanarım.
Misal Loresima’nın asker kurgularını seviyorum, yine okurum asker kurgusu. Ama bu kitaba devam etmem muhtemelen. Tamamı asker, gazi olan büyüklerim umarım görmüyordur yukarıdan okuduklarımı..
bu sefer #senadaöneriyor değil #senadaönermiyor