''Öyleleri var ki İstanbul’un en çukur, en havasız, en karanlık mahallelerinden, en adi evlerinden, Taksim’in, Şişli’nin en ala, en güzel, en muhteşem köşklerine fırladılar...''
Diyor kitabında Hüseyin Rahmi Gürpınar
İspanyol gribinin dünyayı kasıp kavurduğu yıllarda İstanbul bir yandan yangınlarla, bir yandan da salgın hastalıkla kavrulmaktadır. Zengin fakir ayırt etmeyen hastalık, yoksul evlerine de zenginlerin köşklerine de sıçrar, girdiği hanelerden birkaç can almadan çıkmaz. Haksız kazançla zengin olanların batıl inançlarından ve korkularından faydalanmak isteyenlerse evliyalık iddiasıyla bir düzen kurup çıkar sağlamanın peşindedir.
Din kisvesi altında halkı kandıran sahtekârlar, cehalet ve hurafelerle savaşan bir hiciv klasiği.
Bugün bile güncelliğini koruyan sert bir toplumsal eleştiri.
Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Derlemesi için Banu İşlet 'e teşekkürler.