" Hayatının simgesi gibiydi o sandalye; beklenen ama hiç oturulmayan, varlığı hissedilen ama boşluğu doldurulamayan.."
Kitaptan bir alıntı ile başlamak istedim ki bence tam anlamıyla Boş Sandalye isminin açılımı gibi... Çünkü kimi boşluklar vardır doldurulması imkansız ya da kimi duygular vardır olmadan hep bir yanımızın boşlukta olduğu.. Kitapta tam olarak içerisindeki öykülerde bizlere bunu anlatıyor.
Her öyküde insanın hayatından ya da çevresinde bir şeyler bulacağı bir kitap. Özellikle yazarımızın betimlemesi ile o anlara gidiyorsunuz. Ve sanki her öyküde bir yaşanmışlık var, kurgu değil gibi..
Öykülerde ilişki, geçim sıkıntısı, aile, alzheimer hastalığı, kaybetme duygusu, akran zorbalığı gibi bir çok konuya sahiplik ediyor. İçlerinden de en çok sevdiklerim;
- Yarın Pazar Mı?
- Dada
- Korkunun Ardından
Bu üç öykünün içinden de en etkilendiğim Dada öyküsü oldu. Göz yaşları içinde okuduğum bir öyküydü.
Her öykü biz okurlara umudun her zaman var olduğunu ve hep var olacağını hatırlatıyor. Her yeni bir son, güzel bir başlangıçtır.
Sevgiyle ve kitapla kalın
@erhandemirkoparan
Serpil MeriçSeher Koyunlu
@dk.sosyal
#kitap41
#hediyekitap #tavsiye #boşsandalye #erhandemirkoparan #okudumbi̇tti̇
Boş SandalyeErhan Demirkoparan