(Spoilerrr!!)
Leonid Andreyev den okuduğum ilk kitap, daha çok Kızıl Kahkaha kitabını duymuştum ama bu kitabı tanımadığım birisinin önerisiyle okuma listeme almıştım. İyiki de denk gelmişim.
Çoğu kişinin bildiği Yahuda'nın ihanetini yazar biraz öyküleştirerek Yahuda'nın ağzından kaleme almış ve "o perspektiften bakarsak nasıl olurdu?"yu işlemiş. Oldukça akıcı, sürükleyici elinize aldığınızla bitirmenizin bir olacağı bir kitap.
Kitapta Yahuda'nın psikolojisi o kadar güzel ve ince ince anlatılmış ki bayıldım. İhanete yöneliminin nasıl başladığı, giderek ne boyutlara ulaştığı; olay ihanet boyutuna gelmeden önce kendisini kabul ettirme arayışına girmesi ve bu uğurda her türlü kötülüğü yapması; sonunda ise hayal kırıklığıyla sürüklenen bir psikoloji okuyacaksınız. Artık Yahuda amacına ulaşıp da İsa'yı çarmıha gerdirildiğinde herkes Yahuda'nın üzerine gelir. O sahnedeki savunmasını buraya bırakıp psikolojisinin nasıl bir halde olduğunu görmenizi, sahipleniciliğini anlamanızı ve herkesin bildiği üzere intiharının öncesindeki o bilinç akışını da okumanızı istiyorum.
""Muhteşem kurban diye bir şey olabilir mi hiç, ne söylüyorsun sen, en sevdiği öğrenci? Kurbanın olduğu yerde cellat vardır, hainler vardır! Kurban bir kişi için ıstırap, kalan herkes için utançtır. Ah, hainler, ne hale getirdiniz dünyayı? Şimdi yukarıdan ve aşağıdan bakıyorlar ve kahkahalarla gülüp bağırıyorlar, “Bakın şu dünyaya, İsa'yı burada çarmıha gerdiler işte!” diye ve üstüne tükürüyorlar, tıpkı benim gibi!
Yahuda öfkeyle tükürdü yere.
Hayır, siz aldınız tüm günahı üstünüze. En sevilen öğrenciymiş! Hainlerin soyu, korkak ve yalancıların cinsi senden başlamayacak da kimden başlayacak? Ey körler, ne yaptınız dünyaya? Mahvetmek istediniz dünyayı, İsa'yı üstüne gerdiğiniz haçı öpmeye başlarsınız yakında! Aynen öyle haçı öpmeye, Yahuda'nın sözüne inanın! ""