Max Brod. Kafka varsa bu tamamen onun sayesinde. Vasiyetini dinlemeyip ölümü sonrası tüm eserlerini yakmak yerine bastıran bu adam, günümüze kadar ulaşan Kafka’nın belki de yeniden dirilişinin önünü açan kişiydi. Bu nedenle henüz yazımın başında ondan bahsetmek ve Kafka okudukça onu daha iyi anladığımı görmek de olumlu etkenlerden.
Kafka’nın ilk kitabının da ‘Taşrada Düğün Hazırlıkları’ değil, ‘Bir Savaşın Tasviri’ olduğunu öğreniyoruz ve bunu da maalesef bulamadım. PDF olarak bile bulamadım yani. Kim bilir belki de bir kitabının içerisine küçük bir hikâye olarak eklenmiştir. Lakin ilk kitabı olduğunu biliyoruz efendim.
Gregor, kitabımızın kahramanı. Bir sabah uyandığında kendisini örümcek olarak görür ve kitap bunun üzerinden işler. En büyük yardımcısı kız kardeşi Grete bile bir süre sonra ondan bıkmıştır. Kitabın anlamının, insanı gerçeği olduğu gibi görebilmesidir der yayıncı da ancak ben bu anlama katılmayacağım. Bana göre Kafka bu kitabında basit bir ‘İlk Örümcek Adam Vakası’ yerine hayatın zorluklarını bir örümceğe benzetip bunu da Samsa’ya, Gregor Samsa’ya yüklemiştir. Her yere ve her işe koşuşturmaların kısa vadede sorun çıkartmazken uzun vadede insanı ne denli etkilediği ve bundan etkilenen insanın da çevresini nasıl etkileyebileceği üzerinde güzel bir kurgudur aslında. Bunun da ‘Görmek’ değil bir ‘Hissiyat’ ile olabileceği kanısındayım.
Bu kitaplar incecik olduğundan açıkçası bitirmek benim için çok da zor olmadı. Tabi hem kısa oluşları hem de vaktimin kısıtlı olması nedeniyle boş kaldığım saatlerde bunları okuyup aradan çıkartmayı da uygun buldum. Hafta içine yetiştirmeyi bu hafta tamamlamayı düşündüğüm bir seri nedeniyle biraz da böyle oldu tabi. Cümleten iyi pazarlar dileyeceğim ama önceki yorumumda diledim ve günlük güneşlik hava kayboldu İstanbul’da. O nedenle lafı daha fazla uzatmadan her şey gönlünüzce olsun, kitapla kalın efendim..