Gönderi

10/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 00:00
"AZAZEL" "Bizler devletin koyduğu yasaklara uymadığımız için ceza aldı, evet. Ama bunun bedelini de özgürlüğümüzü kaybederek, sevdiklerimizden, sevenlerimizden uzak kalarak fazlasıyla ödüyoruz. Cezaevleri mutlaka olmalı ve kişi işlediği suçun cezasını çekmeli ama bu insan haklarına uygun bir şekilde olmalı..." Gecenin sessizliği bazen yalnızca bir huzur perdesi değildir; bazen yaklaşan bir felaketin, görünmeyen bir varlığın habercisidir. O sessizlikte bir çıtırtı duyduğunuzda, içinizde beliren korkunun sebebi sadece hayal gücünüz mü, yoksa sizi gözleyen başka bir şey mi vardır? Türkiye’nin iç kesimlerinde, yıllar boyunca pek az kişinin görev yapmaya cesaret ettiği bir cezaevi vardır. Eski taş duvarları, nemli zeminleri ve her gece yankılanan sessizliğiyle adeta geçmişin lanetini saklayan bu yapı, gardiyan Salih Zeki Altun’un hayatını sonsuza dek değiştirecek olaylara sahne oldu. Salih’in hayatı, cezaevinde yaşanan bir intihar vakasıyla sarsılır. Hastaneye götürülen mahkûmun söylediği son sözler Salih’in zihninde yankılanır ve bir tür “uyanış” başlar. Ancak bu uyanış, aydınlığa değil, derin bir karanlığa doğru bir yolculuktur. Bu olaydan kısa süre sonra, cep telefonuna gelen ve ne kendisinin ne de eşi Ayşe’nin izini sürebildiği gizemli bir mesaj, mutlu giden evliliğini yavaşça zehirlemeye başlar. Ayşe’nin kıskançlığı giderek artar; her ne kadar mesajın kaynağına ulaşamasalar da, evin içinde büyüyen güvensizlik Salih’i boğmaya başlar. Salih, en sonunda evi terk eder ve lojmanda kalan bir arkadaşının yanına sığınır. Ayşe ise eşini geri döndürmek için sahte “hocalar”a gitmeye başlar — bilmeden daha da tehlikeli bir sürecin fitilini ateşler. Salih ise zamanla ruhsal ve zihinsel olarak değişim gösteriyor. Cin tasavvuruyla karanlık olaylar silsilesine giriyor; Alper dahil bazı karakterlerle trajik şekilde yolları kesişiyor. Ölümler, intiharlar, cin etkisi altında bilinçsizce yapılan davranışlar kitapta dramatik şekilde yer alıyor . Salih, önce uykusuzluk yaşadı. Ardından halüsinasyon sandığı görüntüler başladı. Fakat gördüğü şeyler sadece onunla sınırlı değildi. Cezaevindeki diğer çalışanlar da huzursuzdu ama kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyordu. Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu: Cinler. Bir gece Salih, boş bir hücreden gelen fısıltıları duydu. Kapıyı açtığında içeride kimse yoktu ama zeminde belirgin bir şekilde nemli ayak izleri vardı. Kimin ayak izleriydi bu? Ve neden içeriden dışarı değil, dışarıdan içeriye doğru ilerliyordu? Salih’in yaşadığı bazı olayları hatırlamaması, hatta en yakın arkadaşı Alper’in ölümüne sebep olduğunu fark etmesiyle işler çığırından çıkar. Ancak daha da korkuncu, bu ölümü hatırlamıyor oluşudur. Gerçeklik, hafıza ve hayal birbirine karışmaya başlar. Salih artık geceleri tuhaf sesler duymakta, görünmeyen varlıklarla konuşmaktadır. Ama asıl korkunç olan, konuştuğu bu sesin... kendisine ait olmamasıdır. Salih, artık kendi zihninde yalnız değildir. O günden sonra Salih için hiçbir şey aynı olmadı. Aynalardan kaçmaya başladı, kendi yansımasına bile bakamaz hale geldi. Zaman zaman bilincini kaybediyor, kendini hücrelerde ya da nöbet kulübesinde elleri kan içinde buluyordu. Psikolojik bir çöküş müydü bu, yoksa başka bir gücün etkisinde miydi? Salih en sonunda tutuklanır ve kendisini bir zamanlar çalıştığı cezaevinin içinde bir hükümlü olarak bulur. Ancak artık aynı Salih değildir. Yardımsever, neşeli, sevilen Salih gitmiş; yerini içe kapanık, kendi kendine konuşan, gerçeği ve hayali ayırt edemeyen bir adam almıştır. Salih, kimlerin sesini duyuyor? Kimi zaman Azazel’in, kimi zaman ölülerin, kimi zaman ise kendi geçmişinin yankılarını… Salih Zeki Altun’un hikâyesi yalnızca bireysel bir trajedi değil. Bu, bastırılmış korkuların, bilinmeyenin, görünmeyenle temasın hikayesi. Ve belki de hepimizin karanlıkta en az bir kez hissettiği o tarif edilemeyen bakışın... Bu hikâyeyi okuduktan sonra bir daha gece karanlığında yalnız kalmak istemeyebilirsiniz. Azazel, psikolojik-gerilim ve doğaüstü unsurların cezaevi atmosferinde örüldüğü; hızlı okunan, merak uyandıran ve gizem dozunu sürekli diri tutan bir roman. Eğer korku ve gerilim türünden hoşlanıyorsanız ya da kültürel büyü-cin motiflerinin işlendiği eserleri merak ediyorsanız, bu kitap sizi tatmin edici bir şekilde içine çekecektir. Kitapla Kalın.
Edebiyat
AzazelGencay Çelik · Gençel Yayınevi · 202313 okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.