Uzun zamandır adını duyduğum ama bir türlü fırsat bulup okuyamadığım bir kitaptı. Okuduktan sonra neden bu kadar sevildiğini anladım. Raif Efendi, dışarıdan sessiz ve kendi halinde biri gibi görünse de, içinde derin bir dünyası olan bir karakter. Almanya’da tanıştığı Maria Puder ile başlayan aşkı, hayatında büyük bir dönüm noktası oluyor.
Hikaye, Raif Efendi’nin ölmek üzereyken iş arkadaşının bulup okuduğu defteriyle başlıyor. Bu defterde onun gençlik yıllarına, Almanya’daki hayatına ve Maria ile olan ilişkisine tanıklık ediyoruz. Raif Efendi’nin içine kapanıklığı ve yalnızlığı defterde daha iyi anlaşılıyor. Maria ile yaşadığı aşk ise onun hayatına anlam kazandırıyor ve bakış açısını tamamen değiştiriyor.
Şimdi söyleyeceklerim ise biraz spoiler içerir.
Beni en çok etkileyen şey, Raif Efendi’nin hayatının anlamını Maria’da bulmasıydı. Ona ihanet ettiğini düşündüğü yıllar boyunca, tanışmadan önceki yalnızlığından bile daha ağır bir sessizliğe gömüldü. En çok güvendiği insandan gördüğü bu kırgınlık, onu tüm insanlardan uzaklaştırdı. Çünkü en değer verdiği biri bile ona kötülük etmişken, başkalarından ne bekleyebilirdi ki? Ancak zamanla gerçeklerin bambaşka olduğunu öğrendi. O an, hayatın sadece bir kez oynanan bir kumar olduğunu ve bu oyunu çoktan kaybettiğini fark etti.
Son olarak bu kitabı, severek ve duygulanarak okuduğumu belirtmek isterim. Herkese gönül rahatlığıyla da öneririm. Sabahattin Ali