Gönderi

Muazzam
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 07:56
Benim gibi bilimkurguyla mesafeli bir okura bile kendini bu kadar sevdirecek bir kitap varmış demek ki. Mezbaha Beş, II. Dünya Savaşı’nda Dresden Bombardımanı’na tanıklık eden Billy Pilgrim’in hikâyesi. Ama bu “savaş romanı” tanımı aldatıcı; Vonnegut’un yaptığı şey, savaşın içinden geçen – ya da belki daha doğru ifadeyle, savaşın içinden geçtiği – bir insan zihninin haritasını çıkarmak. Billy, zamanın çizgisel akışından kopuyor; geçmişe, geleceğe, çocukluğuna, evliliğine, Tralfamador adlı hayalî bir gezegene savruluyor. Başta edebi bir oyun gibi görünüyor ama hayır, travmanın insan zihnindeki ayak izleri Vonnegut’un izlediği. Kitabın merkezinde gerçek bir felaket var. Dresden’de 135 bin insan ölmüş. Yüz otuz beş bin. Böyle bir katliamı yaşayıp “kurtulan” biri olmak ne kadar zor olmalı. Ama zaten sormamız gereken asıl soru şu değil mi: Gerçek anlamda kurtulmak mümkün mü? Vonnegut’un bu kitapta zamanla kurduğu ilişki, her şeyi anlatıyor aslında. Tralfamadorlu uzaylılar aracılığıyla zamanı bir hat gibi değil, bütün bir tablo gibi düşünmeye çağırıyor. Yaşanıp bitmiş bir geçmiş yok; her an, hâlâ bir yerde duruyor. Bu bakış açısı, savaşların, travmaların, kayıpların tek bir zaman diliminde yaşanmadığını; insanın ömrü boyunca onunla birlikte yaşamaya devam ettiğini söylüyor. Ama başka bir şey daha söylüyor: Sevdiklerimizi, anılarımızı da hiçbir zaman kaybetmiyoruz. Yaşadığımız hiçbir şey geçmişin tortusuna dönüşmüyor. İşte bu yüzden iyileşemiyor, işte bu sayede yaşamaya devam ediyoruz. “Oluyor işte.” Mizahı bir kalkan gibi kullanıp altındaki yaraları açıkça gösteren, hem komik hem trajik, hem sade hem çok katmanlı, hem insanı gülümseten hem de hüzünlendiren muhteşem bir kitap bu.
Edebiyat
Mezbaha BeşKurt Vonnegut · Can Yayınları · 20212,145 okunma
·
1.227 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.