Küçük Ağa değerli yazarımız Tarık Buğra nın ağzından kurtuluş mücadelemizi anlatan önemli bir eser.
Bir taraftan Osmanlı’nın hala direnişine ve onsuz olunamayacağına inanan Nam-ı değer İstanbul’lu Hoca, yani Küçük Ağa; bir taraftan da Osmanlı’nın aslında son bulduğunu, düşmandan asıl kurtuluşun yeni bir güce sahip olunması gerektiğine inanan Kuva-i Milliyeciler. İki tarafında yegane derdi aslında kanımızda esaretin olamayacağı, bağımsızlık isteği..
Kuvvacılardan kaçan Küçük ağa er yada geç Osmanlı ile bu işin yürümeyeceğini anlamış olsa da düzenli orduya katılmak istemeyen çetelerin bağrına düşmüştür. Aslında büyük bir özlem duyduğu ve tek doğrunun payitaht olduğunu düşünen Ağa, sonrasında Osmanlı Devletinin yanlış attığı adımlarla bir girdabın içerisine girdiğini üzülerek öğrenmiştir. Bir taraftan idam ile cezalanan Küçük Ağa’nın kaçış hikayesi bir taraftan da eşi Emine ve oğlu Mehmet’e, karşı konulamaz özlemi onun bu macerasında büyük bir yer tutmuştur.
Bu uzun hikayede yine en yakın dostu önce doğru bildikleri, sonrada Çolak Salih olmuştur. Kısa bir zamanda bir Kuvvacıya dönüşen Salih, Küçük Ağa’nın doğruluğuna inanması ile onu Kuva-i Milliyeden kurtarması, sonrasında ise dönüp dolaşıp Kuvvacı olma yolunda önemli bir adım atmasına sebep olmuştur. Kendi içinde ciddi savaş veren Küçük Ağa, asıl kurtuluşun düzenli orduya katılmak ve önemli bir lider olan Mustafa Kemal Atatürk ün önderliğinde düşmanın ülkeden kovulmasına katkıda bulunmak olduğunu anlamıştır.
Derin ve sarsıcı bir hikaye ile karşımıza çıkan, yakın dönem Kurtuluş Mücadelesini anlatan Tarık Buğra ve değerli eseri Küçük Ağa beni çok heyecanlandıran, okurken çok keyif aldığım bir kitap idi. Israrla okumayanların hemen okumasını öneririm..