Gönderi

Puan vermedi·303 syf.··
2025 18. kitabı
Sarı Yüz Şimdi düşünüyorum. Bu kitap nasıl çok satanlar listesine girdi. Popüler kültür mü? Yoksa kitabın pazarlanma başarısı mı, çok satanlar içinde olmasının nedeni.. Bakıyorum kitabın konusuna, ekstra, ilgi çekici, enterasan, olağanüstü bir içeriği de yok. Kitabın konusu telif hırsızlığı yani dolandırıcılık.. Açıkçası anlamlandıramıyorum. Kitap, nasıl bu kadar ilgiyi cezbetti. Kabul ediyorum, okuyucuyu sıkmıyor, akıcı bir anlatımı var. Acaba bu tek başına yeterli mi? Kitabın olay örgüsüne biraz değinirsek.. Athena Liu kitapları çok satanlar listesinden inmeyen başarılı Çinli bir yazar, Amerika'da yaşıyor. Bir de onun başarısını çok kıskanan bir arkadaşı var June Hayward. Amerikalı bir beyaz. (Her ne kadar Amerikalılar'ın siyah beyaz diye yaptıkları ırkçılığı hazmetmesemde, kitap Amerika'daki ırkçılığı bariz okuyucuya hissettiriyor. ) Kitabın ana karakterleri Atena Liu ve June Hayward.. Acaba yazar, bunlardan  hangisiydi? Athena Liu mi yoksa June Hayward mı? Kitabı okurken, yazarın kendi hayat hikayesini anlatmış olabileceği aklıma gelmişti. Bir ters köşe var sanki. Athena'nın ölünce eserini ele geçiren arkadaşı June Hayward. Yakın arkadaşının eserini çalıp o ölünce, mahlas isim kullanarak onun eserini yayınlatıp, ünlü oluyor. Ama içten içe onun suçluluk peşini bırakmıyor. Hatta June Hayward, kendine dahi itiraf edemediği bir utanç duygusuna kapılıyor. Sonra eseri çaldığı anlaşılıyor, anlaşılmasına ama bu kez de suçu kabullenmek şöyle dursun. Irkçılık etiketi aracılığıyla okuyucusunu suçlu buluyor. "Ben Beyaz Amerikalı'yım, benim eserlerim - yazdıklarım- niye Asyalı yazar Athena Liu kadar beğenilip takdir edilmiyor? Beyaz olduğum için mi? " diyerek okuyucusuna serzenişte bulunuyor. Onun haricinde gönül isterdi, June Hayward yaptığı telif hırsızlığını kabul edip, yeniden çok satanlar listesine girebilecek bir kurgu kaleme almaya çalışmak yerine; suçunu kabullenip, kalemini okuyucusundan af dilemek için kullansaydı. Ama nerede? ### Bir dakika bir dakika yeni yeni anlıyorum.. Hani az önce ters bir köşe var dedim. Evet o ters köşe kitapta bahsedilen ırkçılık.. Aslında gerçekte olan, Amerika'da rağbet görenin Beyaz Amerikalı yazarın kitabı iken, rağbet görmeyenin Amerikalı Asyalı yazarın kitabının olması. Gerçekte kitabın yazarı Kuang, (Amerika'da yaşayan Çinli bir yazar) Asyalı Amerikalı yazarın ta kendisi.. O kurgusuyla, Asyalı bir yazarın da en az bir beyaz yazar kadar, Amerika'da iyi kitap yazabileceğini savunuyor, ayrıca kitap satışlarında Irkçılık yapılmaması gerektiği hususunda okuyucusunu uyarıyor. Gerçi düşünüyorum şimdi, Amerika ırkçılığın anavatanı.. Irkçılığı insanın ten renginde yapan Amerika, okuduğu kitabın yazarı için mi yapmayacak? Ama öte yandan bir millet kendi kültüründen olanı daha çabuk benimser, yabancı olanı ötekileştirir. Tabi bu ırkçılık yapmaya haklı bir zemin hazırlamaz, orası ayrı bir mesele.. Neyse, bütün bunlar bir yana.. Yazar, ırkçılığın yoğun yapıldığı bir ortamda (Amerika'da) yazdığı kurgu aracılığıyla okuyucusuna "Irkçılık yapmayın" diyerek başarıyla tutunabilmiş. Amerika'da kitaplarına yapılan onca ırkçılığa rağmen, Çinli bir yazar olarak, Amerikan edebiyat çevresinde kendine yer edinmeyi başarmış ve kitabıyla çok satanlar listesine girebilmiş. Başarısını takdir ediyor, Keyifli okumalar diliyorum..  ๑ ◕‿◕ ๑ Gizemli okurGizemli okur youtube.com/@gizemliokur?si... whatsapp.com/channel/0029Val... instagram.com/gizemliokulum?i...
Gizemli yazar
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
··
479 Gösterim
7 Yorum
Kafka'nın mahremiyetini öldükten sonra paylaşan Max Brod gibi
Aynı anda inceleme paylaşmışız :) sizinki okuyunca benimkini silmek istedim🙃 ama kalsın ki sizin incelemelerin kalitesi daha çok oraya çıksın ☺️https://1000kitap.com/gonderi/280543273
Gizemli okur
Gönderi Sahibi
Estağfurullah canım 😇🕊️
Kitap sizi daha başında o hırsızlığa ortak ediyor. Ve siz de yazarla birlikte hırsızlığı unutup başarıların tadını çıkartıyorsunuz. Kitap yazarın yaşadığı tüm duyguları çok iyi bir şekilde okuyucuya aktarıyor. Vurucu bölüm sonları ile heyecanı hep yüksek tutuyor. Sonu da çok güzel biçimde bitmiş. Kitap bittiğinde başa dönüp çıkacak eseri görebilirsiniz. Bence oldukça başarılıydı.
Ben farklı bir son beklemiştim. Çok yüzeysel değil miydi? Ben mi anlamadım bazı şeyleri? Havada kalmış gibi hissediyorum.
Bence gayet de iyi bir kitap... Irkçılık temelinde okumadım doğrusu, benim daha çok ilgilendiğim konu "Yetenek gerçekten önemli mi?" sorusuydu. (Donadona filmini de öneririm) Kitabın bir nevi günlük şeklinde yazılmış olması, yazarın edebiyat hayatı dışında ölümle ilgili, ölen kişiyle ilgili duygularını okumak, zamanla düşüncelerin değişmesi, gerginliği hissetmek... Bence çok iyi kurgulanmış bir kitap.
Reklam
İnceleme yazmaya üşeniyorum ama yazsam aşağı yukatı böyle bir şey yazardım. Bence de kitap aşırı abartılıyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.