Gönderi

Büyüme hikayelerini sevenlere..
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
Uyuşturucu madde kullanıp dolabın içinde nefessiz kalmış halde bulunan bir gençle açılır kitap. Pikelet kendine bakar gibi bakar çocuğa ve sonra sahiden de öyle yapar, geriye dönüp kendine, ilk gençliğine bakar, uzun uzun. Avustralya’nın küçük bir kasabasında büyüyen iki genç, kasabalarında sörf yapan karizmatik Sando ile tanışır. Sando, onlara büyük dalgaların, tehlikenin ve sınırların ötesine geçmenin heyecanını gösterir. Ergenlik, bilirsiniz. Tüm o kendini ispat etme çabası, aptallıklar, sınırları aşma-duvarları yıkma-sonuna kadar gitme hırsı, kırılabilir içlerimiz olduğunu bilmediğimiz zamanlar…Ve tabi büyüklerin dünyasına hemen dahil olmak için verilen o telaşlı, acınası çaba.. Sando’nun rehberliğinde, denizin hem güzelliğini hem yıkıcılığını tanırlar. Büyük dalgaların, nefessiz kalmanın, ölümle burun buruna gelmenin verdiği sarhoşluk onları daha da ileriye iter. Sando’nun eşi Eva ise Pikelet’in hayatında bambaşka bir fırtına yaratır; yaş farkı, kırgınlığı ve öfkesiyle onu yetişkinlerin karmaşık ve karanlık dünyasına çeker. Dalgaların tehlikesi, Eva ile kurduğu ilişkinin duygusal ağırlığı karşısında hafif kalır. O yaz Pikelet çocukluktan koşarak uzaklaşırken, ceplerinden düşenleri, neleri kaybettiğini fark etmez. Kitabın sonlarına doğru, yani yıllar ve kırılmalardan sonra, sıradan olmamak için verilen onca çabadan sonra ‘belki de sıradanlık kötü bir şey değildir’ der Pikelet. Yaş aldıkça, sıradanlığın aslında kendi içinde bir güzelliği, sürdürülebilirliği ve hatta özgürlüğü olduğunu fark eder. Olağanüstü anlar, çoğu zaman bedeli ağır gelen kısa parlamalar, sürekli zirvede olma arzusu kapının önüne bırakılır. Büyümüştür.
Edebiyat
NefesTim Winton · Holden Kitap · 202495 okunma
·
622 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.