Tarih, edebiyat, felsefe ve psikoloji arasında gidip gelen bir iç hesaplaşma...
Roman Fatih Sultan Mehmet, Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde geçen; entrika, aşk, ihanet ve vicdan muhasebesiyle örülmüş sürükleyici bir kurgu. Romanın merkezinde bir mahkûmun gerilimli ve zekice ilerleyen anlatımı yer alıyor. Ancak bu anlatım yalnızca siyasi değil, aynı zamanda içsel bir hesaplaşmayı da temsil ediyor.
İtiraf, sadece bir casusluk ya da tarih romanı değil; aynı zamanda kimliğini, inancını ve duruşunu sorgulayan bir adamın hikâyesi. Düşünmeye teşvik eden, edebi yönü güçlü bir eser.
Kitap bittiğinde ister istemez kendinizi, kendi döneminiz, iyiyi ve kötüyü sorgularken buluyorsunuz.
Değerli ve okunması gereken kitaplar arasında bana göre.