10/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2025 238. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2025 00:00
"KÜL ADAM" "Bu toprakların dağı taşı ergenliği bitmeden lüks araba kullanan, silah atan, kadınların arasında biricik olduğunu düşünen tek erkek çocuklarla doluydu. Bu darada ağır, pahada hafif güruh yıllar sonra büyüyüp de hayatın ağırlığıyla ezilince biricik olmadıklarını fark ediyorlar,şehirlerin, köylerin suçlusu olup çıkıyorlardı. Toplum ise kendi yarattığı bu minik canavarların bilincinde olmaksızın "neden" sorusunu sormaktan öteye bir şey yapamıyordu." Kül Adam’ı okuduktan sonra kitabın son sayfasını kapattığımda hissettiğim duygular, kızgınlık ve kırgınlıktı. Hayat bazen bu kadar ucuz olmamalıydı. Anne ve baba olamayacak insanların sayısı çoğalmamalı. Çünkü onların sevgisizlikleri ve ilgisizlikleri, çocuklukları hoyratça yaşanmış, yazık edilmiş çocukların hayatlarını karartıyor. İnsanların en kötü huylarından biri, önyargılı olmalarıdır. Dış görünüşe veya kulaktan dolma bilgilere hemen inanır, üzerine bolca varsayım ekleriz. Hayatın zorlu sınavlarından geçmiş, mutluluğa ramak kalmış iki insan… Fakat o kalan ramak, mutluluğun yanı sıra onlara başka pek çok şeyi de yaşatmaya hazırdır. Kitap, bizleri bu yoğun duygular ve yaşamın acımasız gerçekleriyle buluşturuyor. Sokaklarda yaşayan bir evsiz… Trafik ışıklarında diğer evsizler dilenirken, su veya mendil satmaya çalışırken ya da araba camlarını silerken o sadece dikilir ve onlara bakardı. En az onlar kadar evsizken, bu dimdik duruş neyin simgesiydi? Kimdi bu adam? Kitabın gizemli karakteri Kemal böyle tanıtılıyor. Ebru, İstanbul’da bir sigorta şirketinde çalışan, başarılı ve çevresi tarafından sevilen bir kadın. Dışarıdan güçlü görünen Ebru’nun ise saklı ve derin yaraları vardır. En büyük acısı ise annelik hasreti: Eski eşi tarafından üç yıl önce zorla elinden alınmış bir evlada duyduğu özlem… Her gün işten eve dönerken durduğu trafik ışıklarında, orta yaşlı ve evsiz bir adamla karşılaşır. Bu ilk karşılaşmada gözleri ve kaderleri adeta birbirine kenetlenir. Günler geçtikçe, Ebru’nun bakışları etkisinde kaldığı adamla tanışması ve konuşması, hikayenin dönüm noktası olur. Hiç tanımadığı bir adamın elini tutan Ebru, gizemin aralanmasıyla Kemal’e hem aşık olur hem de saygı duyar. Kemal’in desteği ve cesaret verici yönlendirmeleri sayesinde, Ebru oğlunun velayeti için mücadele etmeye karar verir. Ataerkil düzeni ve toplumsal baskıları benimsemiş eski eşi ve ailesi, velayet davası sırasında çirkin yüzlerini gösterirler. Öte yandan, Ebru’nun eski ve takıntılı sevgilisi Atakan, saplantılı davranışlara başlar. Bu karmaşık durumlar, ruhu temiz ve güçlü olan aşıklar için içinden çıkılmaz bir hâl alır. Ebru ve Kemal’in hikayesi, hayatta adalet ve sevgi için verilen mücadeleyi ve kalbin karanlıkla ışık arasında nasıl yol aldığını gözler önüne seriyor. Roman, özellikle sevgisiz, ilgisiz büyümüş ve başı okşanmamış çocukların gelecekte nasıl ilgiye muhtaç ve aynı zamanda kötücül bir kişiliğe bürünebileceğini gözler önüne seriyor. 'Kül Adam', kayıplar, mücadeleler ve güçlü kadın karakterler üzerine etkileyici bir roman. Karakterlerin içsel dünyaları ve sosyal çatışmaları ustalıkla ele alınmış. Evet, sonu karamsar ve hüzünlü; fakat bu, romanın gücünü ve gerçekçiliğini daha da artırıyor. Hayatta yaşanan zorluklara rağmen insanların mücadele etmeye devam etmesi gerektiğini hatırlatan bir kitap. Okurken, sadece karakterlerin değil, toplumun kanayan yaralarının da farkına varıyoruz. Bazen fazla merhamet en büyük hata olabiliyor ya da sessiz kalmak olayları daha da kötüleştirebiliyor. Kemal, Atakan’ı şikâyet etseydi bir şeyler değişir miydi? Hayır, olacak olan her zaman yolunu buluyor. Ebru gibi harika bir kadının, Selim ve Atakan gibi insanları hayatına alabilmesi ise anlaşılması güç bir durum. Kitapla Kalın.
Edebiyat
Kül AdamDerya Karagence · Alan Yayıncılık · 202412 okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.