Neymiş be bu Babil!
9/10
·664 syf.··
2025 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 22:36
Sonunda bu an geldi çattı ve nihayet kitabı bitirdim az önce. Yeni kitaplar okumak istemeseydim bir süre böyle beklerdi muhtemelen ama sıkıcı olduğu için değil asla. Konu ile başlamak istiyorum. İngiltere'de Babil adını verdikleri, kapakta gördüğümüz kule, her türden bölüme ev sahipliği yapan ve birçok insanı bulunduran bir kule. Ancak bu kulede diğerlerinden daha üstün görülen bir grup var. Çevirmenler, diğer adıyla gevezeler. Bu çevirmenler genellikle diğer ülkelerden toplanan ve sömürülen insanlar. Bizim ana karakterlerimiz Kanton, Kalküta, Haiti ve İngiltere'den gelme. Bu kule dilleri keşfedip üzerinde uzmanlaşarak gümüş adını verdikleri alete, aynı anlama gelen farklı dillerdeki kelimeleri yazarak hayatı daha kolay hale getiriyorlar öyle ki İngiltere buna bağımlı hale geliyor ve Robin'in anavatanı olan Çin'e savaş açarak gümüş rezervi elde etmeyi düşünüyorlar. Tek bir kule tüm bunları planlayabiliyor. Tabii her biri kendi benliğini unutmuş bu karakterlerimizin ne yapacaklarına karar vermeleri gerekecek ve tam bu esnada da Hermes Cemiyeti adını verdikleri topluluk, kulenin aslında onları sömürdüklerini yüzlerine vuracak. Bu gerçeği kabul edip etmemek bu 4 gence kalmış. -- Spoiler olabilir belki! Gerçekten etkileyici bir kitaptı. Okurken sürekli bu kitabı ben yazmış olmayı isterdim diye düşünüp durdum açıkçası. Yazardan okuduğum ilk kitaptı son da olmaz. Haşhaş Savaşını çok merak ediyorum. Bu kitabı okumamdaki sebep fantastik oluşundan çok çevirmenlik üzerine oluşundan dolayıydı ki iyi ki de öyle okumuşum. Bölümüm bizzat bu olduğu için ilgimi çekmişti. Kelime oyunları olsun, gümüş işlemedeki kelime eşleşmeleri olsun güzeldi. Sadece bu kitaba fantastik denmesi bence diğer fantastik kitaplara hakaret. Evet gümüş işlemeciliği vs tamam da eee yani. Bu mu fantastik diye düşündüm açıkçası. Ayrıca beni rahatsız eden diğer nokta ise dipnotlar oldu. Yazar o dipnotlardan ayrı bir kitap basardı herhalde. İnanılmaz uzunlar. Bir süre sonra sıkıyor. Sonlara doğru okumayı bıraktım. Çevirisi gerçekten çok güzel bu arada. Çevirmiş olmayı isterdim sanırım. Çevirmesi de zor bir kitap bence. Yazım dili akıcı ve anlaşılır. Kitapta verilmek istenen mesaj da gayet anlaşılıyor ve ulaşması gereken yere ulaşıyor bence. Ama demek istediğim bir şey var. Yani Letty biz bunu hak ettik mi gerçekten ya? Allah kahretsin seni. Hele sonda kahroldum ya. Gerçekten fedakarlık örneği gördük. Griffin'e ise ayrı üzüldüm. 2 saniye falan gördüm ama aşık oldum. Biraz daha okusaydık keşke. Son olarak Babil kulesi efsanesi ile bağının da olması da hoş açıkçası. Okumak isteyip de emin olamayanlar için: fantastik beklentisi ile başlamayın. Bilgi yönü daha ağır. Ama okurken bir şeyler öğrendiğinizi hissediyorsunuz bence. Yani en azından ben öyle hissettim. Hele tercümanlık okuyorsanız tadından yenmez. Yazım dili, akıcılığı ve verilmek istenen mesajı güzel. Güzel de bir eleştiri aslında. Ben beğendim, okurken zevk aldım. Tavsiye de ederim. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Umarım az da olsa fikir sahibi olmanıza vesile olmuşumdur. Keyifli okumalarla kalın:) Babil R. F. Kuang
Edebiyat
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,932 okunma
·
161 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme, bayıldım😻
paranoid
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederiiiim