Alışkın olunan bir dil değil evet, bu yüzden de ilgi çekici. Bitmeyen soru yağmurları, içsel sıkıntılar ve hayran olunan bir üslup var romanda. Fakat şu ana kadar pek çok yerde duyduğumun ve okuduğumun aksine Yabancı'nın Meursault'u ile hiçbir şekilde bağdaştıramadım Zebercet'i. Camus'un yarattığı Meursault bende çok farklı duygular uyandırmıştı. Ona acımıştım acımakla kalmayıp hayranlık da duymuştum. Zebercet'den ise kendisini tanıma fırsatı bulduğum her satırda nefret ettim. Nefret kelimesi bayağı kaçabilir belki de fakat Zebercet'i sevemedim.
Zebercet'i son anında bile sevemedim.