Hoş kokulu göğsünüzü kabartan tüm bu hafif iç çekmelerin ne anlamı olabilir benim için, güçlü yosma? Ya kitaplardan öğrenilmiş tüm bu yapmacıklar, görende acımadan çok daha başka bir duygu uyandırmak için yaratılmış bu bitip tükenmez hüzün? Doğrusu, bazı bazı size gerçek acının ne olduğunu öğretmek geliyor içimden.
Kendi ayaklarının üzerinde durmak isteyen insanlara, bir şeyin bakımını ve beslenmesini üstlenmelerini öneririm. Bu bir çocuk ya da salon çiçeği olabilir, anlıyor musun? Böylece kendi sınırlarını anlamış olursun. Başlangıcı budur
Tanrım, Tanrım, ve ne pis bir oyun oynadı bana, çılgın buluyordu, beni, onu
güldürüyordum, ve gitti açıldı o gece, normal bir kızın açılamayacağı kadar,
sabahın ikisinde o soğuk okyanusta ve o gece onu ay ışığında gördüğümde
kuşkulanmıştım, işte sosyal baskı karşısında darmadağın olacak bir kız demiştim
kendi kendime, o zaman bile fazla hassas ve harikulade bir şey vardı o kızda,
ondan sonra da, harikulade kız, kömür karası saçlar, kadife bir ten, yüzmeye
başladı ay ışığında, bana meydan okuyarak, ben açılmadım ama, bir süre sonra
yorulup döndüm, sonra o da döndü ve battaniyeye sarılıp uyuduk birlikte -iki
çıplak çocuk, ama yanında yatarken hissetmiştim ona hiçbir zaman sahip
olamayacağımı, bir şekilde zehirli olduğunu hissetmiştim.