Paris Sıkıntısı

8,3/10  (28 Oy) · 
64 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.078 gösterim
Charles Baudelaire (1821-1867); 1857'de yayımlanan Kötülük Çiçekleri'nin yanısıra, Avrupa'ya tanıttığı Poe çevirileri ve eleştirel yazılarıyla da 19. yüzyılda edebiyatı yenileyen en önemli modern ustalardan biridir.

Baudelaire'in 1862'de tamamladığı ancak ölümünden iki yıl sonra yayımlanan Paris Sıkıntısı ise, yaklaşık 150 yıldır, düzyazı şiirin dünya edebiyatındaki anıt yapıtlarından biri sayılmaktadır.

Tahsin Yücel (1933); Dergilerde ilk ürünlerinin yayımlandığı 1950'den günümüze, edebiyatımızın son elli yılına damga vuran en önemli ustalarındandır.

Gerek öykü ve roman, gerekse deneme ve eleştirel çalışmalarıyla ufuk açan bu önemli yazarın Balzac'tan Flaubert'e, Gide'den Camus'ye çeviri edebiyatımıza katkılarıysa, 80 kitabı aşmaktadır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    117
  • ISBN:
    9789754588033
  • Çeviri:
    Tahsin Yücel
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Zeynep Can Sanli 
30 Ağu 11:23 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 8/10 puan

Üniversitede Baudelaire'i tercüman olarak tanıdım. Poe'nun metinlerini fransızcaya çevirmiş bir tercüman olarak kaldı aklımda. Bir de şu olaylı şiir kitabı var tabi. Kötülük Çiçekleri -Les Fluers Du Mal-. Ahlaki sınırları zorladığı gerekçesiyle bir süre yasaklı kalmış, edebiyatçıya türlü davalar açılmış. (Kendisinin frengiden öldüğünü belirtmek lazım mı? Bilemedim.) Sonuç olarak Baudelaire'in çeviri dışında hoşuma gideceğini hiç düşünmedim. Ama Paris Sıkıntısı yüzümü kara çıkardı. Fransız sanatçılarının huyudur; eserlerinde alttan alta ideolojik, dini, kültürel vs. birçok konuyu fark ettirmeden eleştirirler. Baudelaire düz yazıyı kullanarak, şiir sanatında bile bir insanın zekasının ne kadar kıvrak olabileceğini gösterdi bana. Kitabı okumaya zamanınız yoksa bile içini açıp; İki Kişilik Oda, Yoksulun Oyuncağı, Perilerin Armağanları, İp, Sarhoş Olun, Ne Çabuk!, Ayna, Çorba ve Bulutlar metinlerini ve sonuç bölümündeki şiiri okumanızı tavsiye ederim. (Şiir bir kısım kısaltılmış.) Çerez kitaplardan kendisi...

Burak Erdoğdu 
08 Eki 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Düz yazı şiire ancak bu denli yakisabilirdi. Ve bu kitap bir insanın 116 sayfalık nesir boyunca şairine üslubunu koruyabileceginin kanitiydi...

Sehertan 
24 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Baudelaire'in dusunce dunyasi cok derin olmakla beraber, ayrintilarda cümleler boyunca dolaşabiliyor.Kendisi bu kitabin icindekilerin duz yazılmış kisa siirler oldugunu belirtiyor ve kitap da zaten 1-2 sayfadan olusan siirsel metinlerden olusuyor. Durumlardan yola çıkarak kendi iç dunyasini ve hayata bakis acisini yansitan metinler bana kalirsa çok da iç karartıcı.

İlk kez lisede yıllar önce tanıştığım kitap. Şiir sevmem ama düz yazıda şiir nasıl yazılır tek üstat Baudelaire'dir. Baudelaire betimlemenin tanrısıdır. Yıllar sonra okunduğunda bile yeni yeni bağlantılar ve hayaller kurmanıza sebep olacak kitaplardan biri.

İrem Kaplan 
16 Ağu 02:02 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bitirme tezimi yazarken karşıma çıkmış bir şairdir kendileri ve adını ilk duyduğum eseri de buydu. Eser her ne kadar düzyazılardan oluşuyor olsada cümleler içerisindeki şiirsellik muazzam derecede göze çarpıyor. En çok etkilediğim bölüm ise "Yoksulları Gebertelim!". Mutlaka okumayı denemelisiniz.

Onur Kırbaş 
23 Ağu 01:23 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Kitap kısa öyküler ve etkileyici gözlemlerden oluşuyor. Baudelaire sözleri o kadar güzel işlemiş ki düzyazı okurken şiir tadını alıyorsunuz.

semih 
13 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kısa öyküler ve kendine has kişisel gözlemlerden oluşuyor kitap. Sanki Dionysos'un 19'uncu yüzyıl Paris'inde yaşayan temsilcisi olan şairimiz hayata bakışını, uçarılığını gene metinlerine yansıtmış. Başlık Paris sıkıntısı olabilir ama metin ihtivası tam buraya da sığmıyor. Eğlenceli, ilginç, nesir ama şiirselik de barındıran bir kitap.

Kitaptan 82 Alıntı

“Yalnızlığını kalabalıkla doldurmasını bilmeyen kişi telaşlı bir kalabalık içinde yalnız olmasını da bilemez...”

Paris Sıkıntısı, Charles BaudelaireParis Sıkıntısı, Charles Baudelaire
Zeynep Can Sanli 
30 Ağu 09:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kimi kadınlar vardır, yenme ve tatlarını çıkarma isteği verirler insana; oysa bu, bakışlarının altında ağır ağır ölme isteği veriyor.

Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 85 - İş Bankası Kültür Yayınları)Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 85 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Mihriban Karadağoğlu 
11 Eyl 13:01 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Söyle, anlaşılmaz adam, kimi seversin en çok, ananı mı, babanı mı, bacını mı, yoksa kardeşini mi?
"Ne anam var, ne babam, ne bacım, ne kardeşim."
"Dostlarını mı?"
"Anlamına bugüne dek yabancı kaldığım bir söz kullandınız."
"Yurdunu mu?"
"Hangi enlemdedir, bilmem."
"Güzelliği mi?"
"Tanrıca ve ölümsüz olsaydı, severdim kuşkusuz."
"Altını mı?"
"Siz tanrıya nasıl kin beslerseniz, ben de ona öylesine kin beslerim."
"Peki, neyi seversin öyleyse, olağanüstü yabancı?"
"Bulutları severim... işte şu... geçip giden bulutları... eşsiz bulutları!"

Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 9 - Adam Yayınları, 2002, (Çev. Tahsin Yücel))Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 9 - Adam Yayınları, 2002, (Çev. Tahsin Yücel))
Deniz Yavuz 
21 Ağu 17:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

her hastanın yatak değiştirme tutkusuna kapıldığı bir hastanedir bu yaşam. kimi soba karşısında çekmek ister acısını, kimi pencere kıyısında iyileşeceğini sanır. bana gelince, hep bulunmadığım yerde rahat edeceğimi sanırım.

Paris Sıkıntısı, Charles BaudelaireParis Sıkıntısı, Charles Baudelaire
Maya 
24 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Evet! Zaman hüküm sürüyor; gene başladı zorba yönetimine. Sanki bir öküzmüşüm gibi sopasının iğnesiyle itiyor beni:
"Deh, deh be eşşek! Terle bakalım, tutsak! Yaşa bakalım, cehennemlik!"

Paris Sıkıntısı, Charles BaudelaireParis Sıkıntısı, Charles Baudelaire
Mihriban Karadağoğlu 
11 Eyl 16:24 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

(Dikkat buyurun, rica ederim, kimi kişilerde bir çalışmanın ya da bir düzenin değil de rastgele bir esintinin sonucu olan aldatmaca eğiliminin hekimlere göre isterik, hekimlerden biraz daha iyi düşünenlere göre şeytansı olan, bizi dirençsiz olarak bir sürü tehlikeli ve uygunsuz eyleme doğru iten yaratılışta çok payı vardır.

Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 20 - Adam Yayınları, 2002, (Çev) Tahsin Yücel)Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 20 - Adam Yayınları, 2002, (Çev) Tahsin Yücel)

Ah! Hep böyle acı mı çekmeli, yoksa hep kaçmalı mı güzelden?

Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 4 - İş Bankası Kültür Yayınları)Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 4 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Zeynep Can Sanli 
30 Ağu 09:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bu yaşam her hastası yatak değiştirme saplantısına kapılmış bir hastanedir. Kimi soba karşısında çekmek ister acısını, kimi pencere yanında iyileşeceğine inanır.

Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 108 - İş Bankası Kültür Yayınları)Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire (Sayfa 108 - İş Bankası Kültür Yayınları)