beati mundo corde, ne mutlu yüreği saf olanlara.
9/10
·840 syf.··
2025 30. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 22:16
değerli Erdem Erinç hocanın yirminci yüzyıl rus edebiyatı dersinde karşılaştığım ve beni ilk andan beri içine çeken bir terim, "décadence". (kendimce çürüme diye çeviriyorum, siz pek tabii kendi yorumuzunu katabilir ya da var olanları kabullenebilirsiniz.) paris komünü sonrası ortaya çıkıp sembolistlerin tohumunu kalbinde taşıyan o akım ve yine aynı derste, hocamızın daha iyi anlayabilmemiz için örnek verdiği birkaç eser: Decameron , İlahi Komedya ... evet, ilahi komedya! tanrısal olanı (*ilahi) yalnızca tanrının dilinden (*latince) aktarmanın doğru kabul edildiği bir dönemde, eserini ve aynı zamanda savunmasını kendi dilinde (*italyanca) kaleme alan pek sevgili Dante Alighieri . (*üstelik hiç de komik olmayan eseriyle) alın size harika bir dekadans örneği, hem de geçmişten. sizin de dikkatinizi çekti, değil mi? her anlamda bu kitabı elime alırken duyduğum hayranlık, derste öğrendiklerimin ışığında o kadar büyüktü ki; lisede daha kısa, daha anlaşılır bir versiyonunu okuduğumu unutmuş, çoktan kendimi satırlara bırakmaya hazırlanmıştım. tam o esnada Rekin Teksoy'un çeviri dili ve disipliniyle tanışma şansım oldu ki kitabın bana getirdiği hediyelerden belki de en önemlisi olarak görüyorum bunu. zorlu bir çalışma süreci olduğunu kendisi de önsözünde açıklıyor, onu özetlemek haddime değil diyerek buraları geçiyor, yalnızca kitabın kapağını kapattıktan sonra yanıma kalan isimlerden oluşunu anmak istiyorum. olur da kimden okusam derseniz ve italyancanız dante'den okuyacak kadar iyi değilse yardımcı olur umarım bu detay. gelelim kitaba. ilahi komedya; cehennem, araf ve cennet'te dante ve rehberleriyle (* Vergilius , beatrice) yapılan oldukça uzun bir gezinti. itiraf etmeliyim ki biriyle bu kadar uzun bir yola çıkmak tahmin ettiğimden çok daha zormuş. cehennem'e başladığım sıralarda heyecanımın da taze olmasının getirisiyle öyle büyük bir iştahla önüme konanları mideme indiriyordum ki, daha bölümün sonuna gelmeden doyacağımı hesaba katamamıştım. benim için takip etmesi çok zor olan isimler, adım başı kontrol etmem gereken birtakım detaylar, sürekli bir yerlere aldığım notlar, altını çizdiğim yüzlerce satır; yorgunluk, merak, utanç ve heyecan. üstelik vergilius önde, arkasında dante, onlar bilmese de adımlarını takip eden ben! (gördüğüm / okuduğum her şeye şaşırmışken ilk kitabın gönlümde ayrı bir yeri olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde.) 9.3/10 ancak bu heyecan, araf'a geldiğimizde gördüğüm dağla öyle bir söndü ki sevgili arkadaşlarım, kendimi çaresiz hissediyordum. hatta bir ağacın altında soluklanayım, başka kimseyle tanışmayayım, olayları da uzaktan izleyeyim istedim. zaten araf de pek matah bir yer olmadığı gibi ilahi duymaktan, beatrice'ye "ha ulaştık ha ulaşacağız" sözlerinden de biraz sıkıldığımı itiraf edeceğim. gerçi bu kadar arada kaldığı düşünülen bir yeri okurken tam olarak o arada kalmışlığı hissetmem dante'nin ne harika bir yazar olduğunun kanıtı da bir okuyucu olarak adeta can çekiştiğimi belirtmek boynumun borcu. daha ciddi bir hazırlanma süreci istiyordu, cehennem'in araf'tan daha görülesi bir yer olduğunu düşünmezdim belki o zaman. 6.7/10 nihayet dante ile çıktığımız bu yolda, eleştirileri ve imalarını dinleyip birbirimizi tanıdıktan sonra kitabın başından beri heyecanla beklediğimiz yere geldik! (ve neyse ki araf'tan da kurtulduk, inanın hangisi daha iyi bilemiyorum.) cennet. bakın, kadınlar girdikleri her yeri öyle güzelleştiriyorlar ki, beatrice'nin olduğu kısımları toplasanız bir elin parmağı kadar etmeyecek sürede okudum. bu kibarlık, zarafet, tanımlanan ışık... içime öyle işledi, sözleri kulağıma öyle tatlı geldi ki yıldızların arasında onunla yükselirken belki de hayatımda ilk defa inandıkları tanrıya sempati duydum. ben bile, inanabiliyor musunuz? meryem'e, cennet'in başlarında çiçekten taçlarla hayal ettiğim kadınlarına ve hepsini kaleme alacak kadar değerli bulan dante'ye öyle sempati doldum ki okurken. 8.1/10 başımı nasıl döndürdüyse, kitabın bittiğini bile fark edemedim tabii, o ayrı. (bu hayranlığa rağmen benim hem okurken aldığım keyif hem de detayları içinde daha mutlu olduğum kitap sıralaması şöyle: cehennem > cennet > araf) kitap bitti. hiç bitmeyecek sandım ama bitti. elimde ayrı bir kitap yazacak kadar not bulunuyor. rekin teksoy'u yakın takibe alıyor, hocama bana kattığı bu eser için bir kez daha teşekkür ediyor, dante'yi geçmişe dönüp vatan savunur gibi savunmak istiyor, beatrice'ye dua ediyor ve konuyu böylece kapatıyorum! inanın, ben de bittim. ufak bir tavsiye: kitabın ayrı ayrı ciltlenmiş versiyonunu okumanızı tavsiye ediyorum, böyle hayat geçmiyor. bir tavsiye daha: kitabı okumadan önce araştırma yapmayı, videolar izlemeyi, hatta mümkünse her şeyi iyice öğrenip öyle okumaya başlamanızı öneriyorum. aksi halde damdan düşer gibi okumak isterseniz "ciddi!!!!" bir tıkanma yaşayabilirsiniz. kitap boyunca bana eşlik ettiğinden bunu da iliştirmezsem olmaz: music.youtube.com/playlist?list=O...
İnceleme
İlahi Komedya (Cep Boy)Dante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20216,4bin okunma
·
687 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Özellikle Cehennnem kısmı betimlemelerinize hayran kaldım. O kadar fazla ismin en son sayfalarda defalarca izahı bizlere tatlı bir yorgunluk sağlıyor. Sizde bu güzel eserde bunca eforu sarf edip bu incelemeyi ortaya koyduğunuz için teşekkür ederim. Araf kısmı bizlere isminin hakkını vermiş diye umuyorum. Cennet kısmında belirttiğiniz şu kısma kesinlikle katılıyorum, kadınlar girdikleri her yeri güzelleştiriyorlar, Bu uzunlukta ve part kısımdan oluşan bir kitabın bittiğini fark etmemek cidden bambaşka bir okuyucu yapıyor sizi. Kesinlikle tavsiyenize uyup ayrı ayrı okuyacağım. Ellerinize sağlık!
kikapú
Gönderi Sahibi
asıl ben teşekkür ederim pek sevgili barış beyciğim. 🤍 dante'den okusanız çok daha hayranlık verecek betimlemeler görebilirsiniz, benimki onun sözlerini yansıması bile olamaz. cehennem konusunda ise yanlış anlaşılma olmasın, isimler sürekli tekrar etmiyor ancak sürekli yeni biriyle tanışmak gerekiyor. bu da dediğiniz gibi bir yorgunluğa neden oluyor ancak cehennem için o yorgunluk keyifle katlanılacak düzeyde; araf'ta ise durum dediğiniz gibi. hatta emin olun, araf kısmı umduğunuz gibi tam olarak. yukarda da bahsetmiştim. kitabı nasıl bitirdiğimi, süreci siz de biliyorsunuz yine de "bambaşka" değerlendirmeniz bana keyif verdi, sağ olsun. umarım yakın zamanda yeterli boş vakti bulur ve okursunuz.
kikapú
Gönderi Sahibi
"orta çağ'da yaşasam beatrice'ye olan hayranlığımdan yakılırdım." diye bir not düşüyorum buraya, yazıda yerleştirecek yer bulamadım.
kikapú
Gönderi Sahibi
uzun zaman sonra yazdığım ilk incelemenin ilahi komedya'ya olması bana da sürpriz oldu.
ayy eline saglik okuma siramda cok one aldim su an, okumadan once izlemem gereken onerdigin bir seyler var mi
kikapú
Gönderi Sahibi
azra ˚₊‧꒰ა ☆ ໒꒱ ‧₊˚ rica ederim! 💗 istediğin zaman üstüne konuşmak, düşüncelerini paylaşmak için yazabilirsin bana. ben okurken en çok bunun eksikliğini çekmiştim çünkü.