·192 syf.····Okunma: 15 Ağustos 2025 15:58 İyi ile kötü birbirini dengeler. Kötünün olmadığı yerde iyiden, iyinin olmadığı yerde kötüden bahsedilmez. İyi, kötüyü cezalandırırken iyi yolu mu seçmiştir ya kötü iyiyi cezalandırırken kötü yolda mıdır?
Will Heinrich'in kaleme aldığı Kralın Laneti, rahatsız edici ve bir o kadar akıcı bir eser. Okurken saç tellerimin elektriklendiğini hissettiğim yerler oldu. İyi kurgulanmış ve kaleme alınmış, vaktiniz varsa bir oturuşta şimdi ne olacak diye devam edip bir günde bitirebileceğiniz bir eser. Bitirmesi kolay, ama etkisini üzerinizden atmanız biraz zaman alacak.
Konusuna gelirsek; Joseph isimli karakterimiz gençliğinde resme meraklı. Bir gün Mondrian'ın eserlerinin sergilendiği müzeyi ziyaret eder ve eserlerin şahaneliğine kendini kaptırdıktan sonra ondan daha iyi resim yapamayacağını düşünerek resmi bırakır. Sıradan herkes gibi, okur, avukat olur. Avukatlıkta da sıradan işlerle uğraşır. Bir gün babasından büyük bir miras kalır ve işi bırakarak küçük bir kasabaya yerleşir. Ailesindeki tüberküloz hastalığı nedeniyle bu hastalığa özel bir ilgi duyar. Ve kendini hayatta iyi olmaya adamaya karar verir. Bir gün, nereden geldiği ve kim olduğu belli olmayan Abel'in hayatına dahil olmasına kadar... Evinin verendasında yatarken bulduğu Abel'e evinin kapılarını aralayan Joseph onunla bir baba oğul ilişkisi kurmaya çalışır. Ancak, şeytani zekaya sahip olan Abel yüzünden olaylar istediği yaşam tarzından sapmaya başlar.
Romanın kapağı ve ismi içeriği ile çok uyumlu olmuş. Zeynep Enez çevirmenliğinde Jaguar kitap tarafından dilimize kazandırılan bu eseri okumanızı öneririm.