Gönderi

Skyward
5/10
·640 syf.··
2025 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 21:20
öncelikle şunu söylemek isterim ki kitap kötü değildi. karakterleri, kurgusu gayet iyiydi. konusu biraz attack on titan'a benziyordu.( kötü anlamda değil kesinlikle). insan ırkı sayıca azalmış ve yeni bir gezegende varlığını sürdürmeye çalışırken dışarıdan onların hayatına müdahale eden krell isimli uzaylılar var. ana karakterimiz spensa babasından kaynaklı kötü bir şöhrete sahip ve tek isteği krell'lerle savaşıp gezegeni koruyan bir pilot olmak. ama babası yıllar önce savaşta arkadaşlarına sırt çevirip kaçtığı için korkak olarak anılıyor ve bu durumun spensa için ne gibi zorluklar yaratacağını tahmin edersiniz. gerek günlük hayatta gerek akademide babasının korkaklığı sürekli yüzüne vuruluyor ancak bizim spensa'mız oldukça dirençli ve azimli biri. neden kitaba bayılmadığımı söyleyecek olursam bence brandon sanderson için biraz basit kalmış. siz sanderson'dan ne beklersiniz bilmem ama ben dantel gibi işlenmiş dünya yapısı, katman katman karakter gelişimi, büyü sisteminin resmen felsefi yansımasını beklerim ama bu kitap spensa'nın günlüğü gibiydi. sıradan bir genç yetişkin kitabı ve hiçbir bölümünde brandon sanderson eli değmiş gibi hissettirmedi bana. en basitinden ana karakter üzerinden anlatayım. kitabın başlarında spensa için çizilen profil şu; kör milliyetçi, savaşı yüce gören "ben haklıyım çünkü bana böyle öğretildi" kişiliği, düşmanımın yeri yerin yedi kat altıdır vb. bu kızı okuduğunuz gibi nasıl birine evrileceğini anlarsınız bence çok zor değil. ama insan bu kadar mı yani diye sormadan edemiyor. son sayfaya kadar bu kitabı diğerlerinden ayıracak bir kırılma anı bekledim ama maalesef dümdüz ilerledi benim için. evet doğru, plot twist'ler vardı ve şaşırtıcı da denilebilir ama umduğum kadar yükselemedim hiçbirine. bir de yazım tarzı vardı çok basit olan. eminim ki bunun %40'ı yazardan kaynaklıysa %60'ı dex yayınlarından kaynaklıdır. bunun için hedef gösterilmeyi istemem ama "kişisel olarak" yemin ederim ki bu yayınevinden nefret ediyorum. okurlarına hiç ama hiç değer vermiyorlar. çevirilerinin kelimenin tam anlamıyla BERBAT olması bir yana, artık nasıl yapıyorlar bilemiyorum -bilerek mi yapıyorlar- hep en çirkin kapakları seçiyorlar. bu kitaba bakınca bilim-kurgu diye düşünür müsünüz? ben elinde basketbol topuyla potaya bakan birini görüyorum. ve bunlara rağmen fiyatları da çok pahalı. asla değmez asla. ama sadece yayınevini de suçlamak istemem çünkü anlatım tarzı cidden yavandı. diyaloglar çok tekdüzeydi, betimleme diye bir şey yok zaten. ve her şey o kadar yüzeysel işlenmişti ki kitapta pek çok aksiyon sahnesi olmasına rağmen hiçbirini içimde koca bir merakla okumadım. (belki sonu hariç ama o da bir zahmet yani) ama yukarıda dediğim gibi kötü değildi kitap. evet twist'ler belli, ama iyi yazılmış. spensa'nın kişiliğinin nasıl dönüşeceği açık, ama gelişimi gayet inandırıcıydı. eğer incelemelerimi takip ediyorsanız biliyorsunuzdur belki, keskin karakter geçişlerinden nefret ederim ama spensa'nın (tek kitapta olmasına rağmen) gelişimi gözüme batmadı. diyaloglar ilk başta sığ ve çoğu gereksiz hissettirse de kitabın son yarısında diğer karakterleri de benimsemeye başladığım için içine çekebildi. ayrıca yan karakterlerin alıştıra alıştıra dahil olmalarını sevdim. bir anda hepsi bodoslama dalıp askerlik arkadaşımızmış gibi anlatılmadı bize. şu an hepsinin ismi aklımda ki okuduğum çoğu kitabın karakterlerini ertesi gün unuttuğum düşünülürse bu büyük bir başarı hahaha. ve son derece akıcıydı. zaten aksiyonun hiç sekteye uğramadığını belirtmiştim. ben bir kısmını okuyup kalan yarısına daha sonra devam ettim, bitirmem neredeyse 10 gün sürdü ama bu akıcı olmamasından dolayı değil. ben vakit bulamıyordum maalesef. (dünyalar tatlısı, prenses mi prenses bir yeğenim doğdu da günümün çoğunu onu severek, kalanını da onu düşünerek geçiriyorum hahahha. teyzesinin minnoşu seni çok çok seviyorum) toparlamam gerekirse her açıdan ortalama bir kitaptı benim için. çoğu zaman ortalamanın altına düştüğü bile oldu hatta. hiç tanımadığım bir yazar olsa ya da bu yazardan okuduğum ilk kitap olsa kesinlikle daha çok severdim ama şu anda basit kalıyor benim için. (yani brandon'cığım sen lejyon gibi mini kitapta ağlatmış adamsın yakıştı mı sana hic???) bir de son bir ekleme olarak kitapta yeni dünya senfonisi geçtiği için zihnimde otomatik olarak bağdaştırdım ikisini. ne zaman dinlesem aklıma bu kitap gelecek. ve uyumlular da. o yüzden yeni dünya senfonisi ile okumanızı öneririm.
SkywardBrandon Sanderson · Dex Yayınevi · 2020158 okunma
·
538 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Attack on Titana mi benziyordu? 💵💵💵💵💵
B.N.Ş26 oku oku beğenirsin