Gönderi

“Bir Kadının Mührü”
Puan vermedi·112 syf.·
2025 130. kitabı
İnsan, Denizin Olmadığı Yerde, Umut Adına, Martı Olmalı Nazım Hikmet Ran Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ataerkil düzenin kadınlar üzerindeki baskıları üzerine feminist mücadelesiyle edebiyatın inceliğini birleştiren Nevâl El-Seddavi , Mısırlı kadınlar üzerine yaptığı nevroz araştırması sırasında, Kanatır Cezaevi’nde karşılaştığı Firdevs’in etkisiyle Sıfır Noktasındaki Kadın ‘ı yazdığını söylüyor. Kitabında Firdevs’in gerçek öyküsünü dile getiriyor. Hikâyesinde yalnızca bir kadınla yüz yüze gelmenin ötesinde çok daha fazlası var. Bir toplumun bütün çıplak gerçekleriyle ve karanlık yüzüyle hesaplaşmaya dönüşüyor. Her cümlesi adeta toplumun nabzını sayıyor, her ayrıntısı adalet duygusunu sorguluyor. Seddavi kişisel gözlemleriyle Firdevs’in hayat öyküsünü toplumsal bir teşhise dönüştürüyor. Kanatır Cezaevi’nde bir kapı aralanıyor. İçeriden Firdevs’in sesi geliyor. “Bırak konuşayım” diyor. Seddavi o sesi kaybolmasın diye kalemiyle yakalıyor, okuyucuya uzatıyor. Hikayesini okurken sıfır noktasında bir duvarın dibine sıkışmış gibi nefesinin ağırlaştığını, göğsünün daraldığını hissettiriyor. Firdevs önce uzun bir sessizliğe bürünüyor, sonra konuşmaya başlıyor. Hikayesi artık onun kalp atışlarının ritmiyle ilerliyor. Dünyanın kadını duvarın dibine ittiği yerde, Firdevs kendi hayat hikâyesiyle o duvarı geri itiyor. “Gelecek, istediğim renklerle boyamak üzere hâlâ benimdi. Özgürce karar vermek, istersem değiştirmek üzere hâlâ benim…” (s.35) Bu söz ilk bakışta umut ve özgürlüğün ifadesi gibi duruyor. Ama Firdevs’in öyküsünü okuyunca bu cümlenin yükü ağırlaşıyor. Çünkü onun geleceği çoktan başkalarının ellerinde karartılıyor, çocukluğunda babasının tokadında… gençliğinde kocasının yumruğunda… sokaklarda erkeklerin bakışında… O, kendi hayatına dair hiçbir seçimi yapamıyor, seçim hakkı hep elinden alınıyor. Firdevs, yaşamı boyunca zincirlenmiş bir kadın olarak görülüyor. Fakat yine de, demir parmaklıkların ardında, idam sehpasına yürürken bile en büyük özgürlüğü kendi iradesini ortaya koyuyor. İşte o anda Firdevs’in geleceği bir daha çalınamayacak kadar ona ait oluyor. Özgürlüğü, ölümün eşiğinde bile, yeniden kendi ellerine alıyor. Bu yüzden söylediği söz, yalnızca bir hayal değil, Firdevs’in bütün direnişinin özeti oluyor. Yaşamı reddedişi, bedenini ve ruhunu başkalarının hükmünden çekip alışı, asıl özgürlüğün nerede gizli olduğunu gösteriyor. Zincirlerin kırıldığı yer dört duvar değil, insanın kendi içinde taşıdığı direnç oluyor. Çünkü bir kadın kendi hikayesini yazmadığında, başkaları onun hikâyesini onun adına yazıyor. Ama Firdevs, ölümü seçerek bile olsa, hikayesini kendi elleriyle mühürlüyor. Ve bu mühür, edebiyatın en sarsıcı çığlıklarından birisine dönüşüyor. Kanatır Cezaevi’nde anlatılanlar kanatıyor. Her cümle “suç” diye kadına yüklenen yükü asıl yerine iade ediyor. Firdevs duruşuyla, “İnsan, Denizin Olmadığı Yerde, Umut Adına, Martı Olmalı. diyerek Firdevs, sesiyle kendi iradesiyle denizini kuruyor. Dayatılanları reddedip bedenini, adını, hikayesini geri alıyor. Acı yakar ama yön gösterir. Bir kadının “iradesi”, diğer kadınlara uçuş dersi oluyor, kanat sesleri çoğalıyor. Okuması ve yaşanılanları tahayyül etmesi zor bir kitap, her sayfada Firdevs’in söyledikleri taş kesilmiş bir duvardan sızar gibi kalbe değiyor. Onu dinledikçe suç kelimesi yerinden oynuyor, terazinin kefesi değişiyor. Susturulan, suçlanan yalnızca bir kadın değil, Firdevs, adı silinmek istenenlerin yerine kendi adını yeniden söylüyor. Firdevs sizi bırakmadıkça bu hikaye bitmiyor. O yüzden bu satırı bir kapanış değil, bir emanet devri olarak bırakıyorum. Dinlemek ve ders çıkarmak artık bize düşüyor. Herkese empatili okumalar…
Düşünce
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
··
6,3bin Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kaleminize, yüreğinize sağlık. Bir kitap ancak bu kadar güzel anlatılıt. Tamamen objektif bir bakış açısı. Teşekkürler.
Berceste
Gönderi Sahibi
Yorumunuz için ben teşekkür ederim Hocam. Keyifli okumalar 😇✨🍀
Gercekten kitabı okurken ağladığım üzüldüğüm, hatta firdevse bile kızdığım yerler bile vardı. Böyle oluyor işte dedim. Bir kadına yaşamayı öğretmeseniz de, o bir şekilde öğreniyor. Bir kadına ömür boyu boyun eğdiremezsiniz. Bu iğrenç düzüne baş kaldırmış, kendini onların elinden kurtarmış bir kadın Firdevs. Dilerim bu hayattaki firdevsler, daha doğru cümle olarak kullanayım, hiç bir kız çocuğu Firdevs in doğduğu büyüdüğü gibi büyümez ve öyle bir muameleye maruz kalmaz.. Temennim o yönde yani.. Ne yazsam az, eksik, kırık ve boynu bükük kalacak... Güzel incememeydi kaleminize sağlık...
Berceste
Gönderi Sahibi
Amin inşallah Hocam✨🤲yorumunuz için Çok teşekkür ederim. 😇
Kitaptan daha iyi olmuş inceleme Tebrikler efenimm 🥳👏👏👏
Berceste
Gönderi Sahibi
@sukran_sukran hikayenin gerçekliğinin yanısıra teşhis ettiği gerçeklikler çok can sıkıcı iz bırakıyor.🫤Dersi çok olan bir okuma oldu ✨🍀
Cesaret edip henüz okuyamadığım bir kitap. Psikolojim daha sağlam olduğunda/olursa okumayı düşünüyorum. İncelemeniz de ağır bir acı tat bıraktı. Hissettirdiniz 👏🏻👏🏻👍🏻
Berceste
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim.✨ Kitap gerçekten insanın içine ağır bir taş gibi oturuyor. Kolay kolay göğüslenebilecek bir hikaye değil, bu kitapta okuyana yük bindirenlerden✨🍀
🥺👏👏👏
Berceste
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim öğretmenim ✨🍀😇