Gönderi

Biomortem
9/10
·264 syf.··
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 19:44
Biomortem Falin naptın sen bütün sorularla baş başa bıraktın beni... Serkan Karaismailoğlu yine yeniden müthiş bir hikayesiyle hem bilgi vermeye hem de hayal gücümüzün sınırlarını keşfetmeye doğru bir kitapla karşımıza çıkmış. Yazarın en sevdiğim yanı zaten bilgiyi romanla harmanlayarak vermesi bu konuda gayet başarılı. Baş karakter Falin ölmek üzere olan bir yazar, fakat yazarlık macerası karısı Enke'den ayrıldıktan sonra başlıyor. Biomortem ise özel bir araştırma merkezinin adı ve bu merkeze gelmeden önce de hem aşık olduğu hem de yazar olmasın da büyük rol oynayan kör bir kadın olan Amakrin karşımıza çıkıyor. Bu isim boşuna konulmamış Amakrin'in anlamı göz anatomisi'nde Amacrin hücreleri, dendritik dallarını iç pleksiform tabakaya (IPL) yansıtan inhibitör nöronlardır. Amakrin'in kör olduğunu unutmayalım. Bir de bu hikayede ona yol gösteren bir karakter daha var o da Glia tabiki bu isim de boşuna değil. Glia hücreleri, beyin ve sinir sisteminin nöronal olmayan hücreleridir. Glia hücreleri ne işe yarar? Günümüzde nörobilim glia hücreleri için dört ana işlev tanımlamıştır: sinir hücrelerini sarmak ve onları bir arada tutmak, sinir hücreleri için besin ve oksijen sağlamak, bir sinir hücresini diğerlerinden ayırmak, patojenleri imha etmek ve ölü sinir hücrelerini kaldırmak. Roman da bazı hücreleri bir karakter gibi göreceksiniz. Kitabın arkasında da yer alan ve benim de ilk defa duyduğum bilgiyi buraya yazmak istedim. Biz ölsek bile organ ve dokularımız yaşamaya devam edecektir Falin. İnsanlar üzerini toprakla örtüp hüzün içinde mezarını terk ettiğinde hücrelerinin hâlâ canlı olması gerçekten ironik. Düşünsene öldükten iki gün sonra bile vücudundaki binden fazla gen hiçbir şey olmamış gibi aktiftir. Akyuvarların 60 ila 86 saat, kas hücrelerinin 14 gün, Fibroblas hücrelerin ise 1 aya yakın mücadeleye devam eder. Yani sen ölmüş olsan bile bedenin hayatta kalmak için savaşmaktan vazgeçmez. Falin şaşkınlıkla dinliyordu. Hücrelerin yaşama tutunma mücadelesi gerçekten inanılmazdı. Her şey bu kadar canlıyken o zaman ölen şey tam olarak neydi? Yoksa insan ruhu dediğimiz şey 30 trilyon canlıyı etrafında tutabilen bir enerji formu muydu? Tıpkı gece sinekleri etrafında toplayan ışık gibi ruh da hücreleri bir araya getiren bir melodi miydi? Ben okurken hem keyf aldım hem de bilgi sizede tavsiye eder okuyacak arkadaşlara iyi okumalar dilerim.
Roman
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,769 okunma
··
1.923 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mustafa
Gönderi Sahibi
Gerçekten dediğin gibi çok beğendim ilk defa da bu kadar uzun bir inceleme yazdım. Peki bu kadar beğendim de neden 10 vermiyorum o bir her zaman nazarlıktır 😂 Gül Dane
Hâlâ etkisindeyim öyle bir kitap bu .📚👌👏👏 Beğeneceğinize emindim🙈🙏 Müthiş bor yolculuk gerçekten.. Emeğinize sağlık kitap dostum🙏🪻 yolumuz böyle şahane kitaplara çıksın..