10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 217. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 00:00
"AĞITIN SONU" "Hafiflik denen şey bu mu? Hem zamanın sınırlılığını bilmek hem de anın sonsuzluğunda durmak… sadece bir gecelik ömrü kalmış olsa, an denilen şey uzar mı? Belki de sonsuz yaşayacağını zannettiği için gelecek korkusuyla bu kadar boğuşuyor insan." Her ayrılık, biraz da insanın kendisinden kopuşudur. Fatma, elinde kız öğrenci yurduna kabul belgesiyle mahalleye son kez bakarken sadece bulunduğu yere değil, çocukluğuna, amca evine, dört yüz kilometre öteye uzanan hatıralarına da veda ediyordu. Bundan böyle buraya belki yalnızca bir misafir olarak dönecekti. Kendi emeğiyle kazandığı üniversite, ona başkalarının bahşettiği bir lütuf gibi hissettiriliyordu yıllarca. Sesini çıkarsa, hakkını arasaydı hemen elinden alınacakmış gibi. Şimdi ise bu gölge duygudan da kurtuluyordu. Artık salona en son girip, sabah herkesten önce kalkmak zorunda değildi. Sessizlikle eve girip çıkmak, evin görünmez bir yardımcısı olmak da geride kalıyordu. Fatma’nın kendi sesiyle, kendi varlığıyla var olacağı bir yaşam başlıyordu. Yıllar sonra geri döndüğünde, yolunun düştüğü yer yine çocukluğunun kenti İstanbul oldu. Peki, kayıp parçalarını burada bulabilecek miydi? Yarım kalan aşklar tamamlanır mıydı? Annesinin eksik bıraktığı şefkat, soğuk ülkenin puslu hatıraları arasında yeniden filizlenebilir miydi? Fatma’nın yolculuğu bir tür birleşme, farklı denizlerin suyunu aynı kalpte toplamaya çalışma çabasıydı. Belki de bu, hiç bitmeyecek bir ağıttı. Belki de gerçek yaşam, eksikleriyle barışmayı öğrenmekti. Çocuk yaşta anasız ve babasız kalmak, insanın ruhunda hiç kapanmayan boşluklar bırakıyor. Yetişkinliğe adım atsa da, aslında içindeki çocuk hiçbir zaman büyüyemiyor. Çünkü “anasız kalmak” yalnızca ölüm demek değil. Bazen bir terk ediliş, bazen ardına bile bakmadan gidilen bir kaçış. Geriye kalansa, annesizliğin keskin sessizliğiyle büyümek zorunda kalan bir kız çocuğu… Babasızlığı ise bambaşka, derin ve ağır bir yara. Toplumun ötekileştirdiklerinin payına düşen amansız bir son. Fatma işte bu kimsesizliğin gölgesinde, amca evine sığınarak büyüyor. Sessiz, uyumlu, görünmez bir hayat sürüyor gibi gözükse de içindeki fırtınaları kimse duyamıyor. Yine de o, çocuk aklıyla kurtuluşun yolunu biliyor: okumak. Çalışkanlığı ve zekâsıyla üniversiteyi kazanıyor, ardından yolunu İngiltere’ye çeviriyor. Eğitimine devam ederken bir şirkette de çalışıyor. Ancak geçmişin çağrısı, insanın kulağına hep fısıldar. Fatma’yı da İstanbul’a geri çağıran o dürtü, belki de en derin hesaplaşmalarından biridir. Şimdi soru şu: İstanbul, Fatma’ya yarım kalmış çocukluğunu geri verebilir mi? Yitip giden aşkları, annesizliğin açtığı derin boşlukları doldurabilir mi? Babasının kaybıyla başlayan sessiz ağıt burada dinebilir mi? Bu kitap bana şunu gösterdi: Kimsesizlik yalnızca anne babayı kaybetmekle olmuyor. Bazen annenin varlığı bile çocuğa kimsesizlik hissettirebiliyor. Çünkü annesi hayattayken bile onu “öksüz” kılan bir çocukluk, hiçbir şeyle tamamlanamıyor. Ait olma duygusunun ne büyük bir nimet olduğunu satır aralarında hissediyorsunuz. Çünkü insan ait olamadığında, tam anlamıyla yaşamış sayılabilir mi? Eser boyunca Fatma’nın kişisel hikâyesine eşlik ederken, aslında yalnızca bir kadının değil bir dönemin ruhuna da tanıklık ediyoruz. Geçmişle hesaplaşmalar, çevre katliamları, rant uğruna yok edilen araziler, işçi sorunları, etnik kimlik meseleleri… Bütün bu temalar, bireysel acıların ötesinde toplumsal bir panorama da sunuyor bize. Kimi vedalar yeniden doğuşlara açılır. Fatma’nın hikâyesi de bir vedanın ardından başlayan, özlemlerle yoğrulmuş bir yeniden var olma serüvenidir. Ve belki hepimizin içinde saklı duran o ağıt, onun hikâyesinde yankısını bulur. "Ağıtın Sonu", okuru yalnız bir kadının iç hesaplaşmasına davet eden, göç ve kimlik sorunlarını bireysel ve toplumsal bağlamda ustaca kurgulayan bir roman. Fatma’nın masal yerine ağıtı seçmemek için verdiği mücadele, evrensel insanlık durumunu işaret ediyor: “Yaraları sayıklamak yerine, bir masal anlatmak”. Kitapla Kalın.
Edebiyat
Ağıtın SonuMenekşe Toprak · Doğan Kitap Yayınları · 202340 okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.