9/10
·280 syf.··
2018 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2018 20:43
Süslü girizgahlar bulamadım bu sefer, direkt derdime geçiyorum. Ankara artık dayanılmaz bir şehir oldu benim için. Canım seyahatler çekiyor, yol çekiyor, gezmek çekiyor. Ben oldum olası sevdim zaten yolculuk yapmayı. Hatta belediye otobüsüyle eve dönüş yolundan bile zevk alırım bazen (Tabi eğer ayakta değilsem, oturuyorsam :D) Ama işte gidemiyorum bu şehirden uzağa, koşullar uygun değil. Günübirlik bi yerlere gideyim bari diyorum, o bile olmuyor çünkü yanıma benimle gelecek kimseyi bulamıyorum. Yoldaş olmadan yol kolay olmuyor, bilirsiniz. İçim o kadar çok sıkıldı hiçbir yere sığmıyorum. Daha bir yıl önce "Ben ömrümün sonuna kadar bu mahalleden bile ayrılmak istemiyorum" cümlesini kuran ben olduğum halde; şimdi gencecik yaşıma rağmen bir şehre sığamıyorum, ne değişmiş olabilir? (Cevabı biliyorum aslında ama tecahül-i arif sanatını sevdiğimden sordum, neyse geçelim.) İşte ne diyordum, canım değişiklik istiyor ama benim tek yapabildiğim okul dönüşü ana caddeden değil de ara sokaktan yürümek -sanki onun da her adımını ezbere bilmiyormuş gibi- Tam da bu ruh hali içinde cebelleşirken Nazan Hoca'nın "yollarına" konuk oldum. Onunla birlikte sadece coğrafi yolları değil, hayat yolunu da yürüdük. Şimdi dalga geçmezseniz bir şey bir şey diyeceğim. İnsanın canı çölden geçmek ister mi? İstiyorum, vallahi de istiyorum! Nazan hocanın anlattığı o susuzluğu ben de yaşamak istiyorum.Sadece çölleri değil, dağları, ırmakları da aşmak istiyorum. Yalnız dürüst olayım bir yerden sonra gezdiği yerlerle ilgili yazdıklarını çok zevkle okumadım çünkü gezi türündeki yazılar okumaktan zevk almıyorum. Gerçi Nazan Hoca normal bir gezi yazısı yazmıyor, gördüğü yerlerin kendindeki yankılarını yazıyor ama yine de çok tarzım değil işte. Sanırım ben "Çok gezen mi bilir, çok okuyan mi?" sorusuna "Çok gezen" cevabını verenlerin tarafındayım. :)) Dedim ya bir de hayat yoluna da konuk oldum diye. İşte onlar o kadar güzeldi ki... Bir yerde Safiye Erol'dan bahsediyor, ilk kez duyduğum bu ismi araştırıyorum, hemen okuma listeme ekliyorum. Başka bir yerde "Baran" isimli İran filmini anlatıyor, o kadar güzel anlatıyor ki gidip izliyorum hemen. (Burada bir parantez açmak zorundayım ki, kesinlikle şiddetle Baran'ı izlemenizi öneriyorum. Filmi anlatmaya kalkışsam bir inceleme uzunluğunu bulur o yüzden hiç detay vermiyorum ama izlediğim en güzel, en saf aşk anlatılarından biriydi.) Nazan Hoca'dan yeni şeyleri öğrenmenin yanında bildiklerime de artılar katıyorum. Cemil Meriç'e, Dostoyevski'ye ve daha nicelerine bambaşka bir gözle bakıyorum -onun değindiği taraflardan. Okumaktan en çok zevk aldığım kısımlar ise öğrencilerine değindiği yazılardı. Çok ama çok beğendim hepsini; isimlerini andığı, cümlelerini kitabına eklediği bütün öğrencilerine nasıl imrendim anlatamam. Ne şanslılar ki Nazan Bekiroğlu'nun öğrencisi olmuşlar. Artık yavaştan sonuca geliyorum. Nazan Bekiroğlu okuma etkinliğinde emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Kitabı okumaya başlarken bu kadar uzun yazacağımı ummuyordum, okuyan herkese de teşekkür ederim. Nazan hoca, "denize yakın durduğunu göğün renginden okumayı başaran" güzel kadın hep yazsın da biz hep okuyalım inşallah. Hoşça kalın. :)
Yol HaliNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20221,643 okunma
··
309 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben NB kadar gezmeyi seven, dağa taşa ırmağa şiirler yazan bir edebiyatçı tanımadım. Romanları yazmadan bahsedeceği yerleri gezmiş, tatmin olmamış, o yerlerin tarihine  hayali bir yolculuk yapmış, hislerini bizlerle paylaşmış . Yol Hali benim seyahat etmeye bakış açımı değiştirmişti. Ben de böyle yapacağım artık :) İsimle Ateş arasında için verdiği bir röportajı okuyunca, şu kısım ona dair çok fikir vermişti bana: "-Numan neden kelimelerle ifade edemiyor kendisini? -Çünkü dilin kusursuzu bu dünyada durmuyor ve bütün yaşadıklarını yepyeni bir yorumla fark eden Numan’a artık kendi dili yetmiyor. Yetseydi kurtulabilirdi, çünkü isim koymak bir bakıma tefrik etmektir, ayırt edebilmek, yani aklın alanında bir eylem. Numan yine arada kalıyor. Tükenişinin nedeni olan akıl, onun kurtuluşu olamıyor. Ne cinnet ne makuliyet. Ne tahammül ne sefer. Sadece yangın. -Sizin diliniz size yetiyor mu? -Ben ne yazık ki hicret edebilenlerdenim, cinnet getiremeyecek kadar makul olanlardan. Ne yazık ki! Böyle zannediyorum. En azından şimdilik." Belki sürekli seferde olma nedeni gündelik hayata tahammülünün azlığıdır. Bu güzel inceleme için teşekkür ederim. Ortak kitabımız olduğu için yorumunu merak ediyordum.Tam Rabiaca olmuş :))
Rabia
Gönderi Sahibi
Kesinlikle çok haklısın, Allah kimseyi "arada" bırakmasın :)) İyi geceler görüşmek üzere :)
Bu aralar yaşadığı şehre sığamayan tek bir ben değilmisim sanırım:) yalnız değilsiniz sizi anlıyorum inanın sebeplerimiz aynı olmasa da.İnsallah bu hisler geçici olur.yoksa.. aynı sehirde olsak yol arkadaşı olalım dicem minik minik turlar yapalim dicem :) Güzel olurdu :) Lise yıllarımda okulumuzda fazlasiyla Nazan bekiroglu kitabı vardı.O zamanlar Nazan Bekiroglu gözümde siradan bir yazardı yaşadığım şehirin üniversitesinde hoca olması bile ilgimi çekmemişti. elim onun kitaplarina pek gitmedi.Yusuf ile züleyha mı ağır gelmisti yoksa bana mi hitap etmiyordu bilmiyorum ama Nazan Bekiroğlu'nun edebiliģi beni sarmamıştıo zamanlar.O zamanlar yol halini de çok görmüş ama ilgilenmemistim.Şuan yol hali sizin incelemenizden sonra bambaşka şeyler çağrıştırıyor zihnimde.önyargimi kırdım bu yazara karşı Ve evet okumam lazım sanırım. Kaleminize sağlık.
Rabia
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim yorumunuz için, inşallah görüşürüz :))
Yine tüm samimiyetini yansıttığın güzel bir inceleme olmuş, çok teşekkürler. Yaşadığın buhrana da üzüldüm açıkçası, umarım hayal ettiğin seyahatleri en kısa sürede gerçekleştirirsin. :)
Rabia
Gönderi Sahibi
İnşallah abi çok teşekkür ederim, dilerim senin de her şey gönlüne göre olur :)
Rabia'cım ne kadar da naif bir yazım dilin var senin. Bu naiflik edebi anlatımınla biz okurları alıp götürüyor. Ellerine sağlık kardeşim çok beğendim. :)
Rabia
Gönderi Sahibi
Anıl abi senden övgü almak hakikaten çok değerli benim için. Hem paylaşımın hem yorumun için çok teşekkür ederim, çok sevindim beğenmene :)
Ya gerçekten ne güzel anlatmişsiniz kendinizle ilgili olan kısmı insan bazen bulunduğu şehirde dört duvara sıkışıyor... Sanırım kitabı okumadan önce filmi izleyeceğim. Çok teşekkür ederim bu samimi inceleme icin. Beni yansıtıyor... :)) :))
Rabia
Gönderi Sahibi
Asıl ben teşekkür ederim değerli yorumunuz için, insanın ortak hisleri paylaştığı birine denk gelmesi çok güzel. :) Bence de önce filmi izlemelisiniz, Nazan Hoca'nın kitaptaki yazısı izlemeden pek anlaşılmıyor ama izledikten sonra her şey o kadar güzel oturuyor ki ben hayran kaldım. :))