Bu kitap, kalabalık şehir yaşamının koşturmacasında yorulan, tükenen ya da kendini arayan herkes için adeta bir sığınak gibi. Hikâyenin merkezinde, kendi hayatında çıkmazlara girmiş genç bir kadın olan Yeongju var. Büyük şirketlerde çalıştıktan sonra içindeki boşluğu fark eden Yeongju, cesur bir karar vererek kurumsal hayatı bırakıyor ve hayalini kurduğu küçük bir kitapçı açıyor: Hyunam-Dong Kitabevi.
Kitabevi, kısa sürede sadece kitapların satıldığı bir yer olmaktan çıkıp; insanların kendilerini bulduğu, birbirine dokunduğu, yaralarını sardığı bir topluluk alanına dönüşüyor. Oraya yolu düşen herkesin bir hikâyesi, bir yarası, bir umudu var: mutsuz evliliğinden kaçmaya çalışan kadın, yazma cesaretini kaybetmiş yazar, kalabalık içinde yalnız kalmış insanlar… Hepsi Hyunam-Dong Kitabevi’nde hem kitapların hem de birbirlerinin desteğiyle yeniden hayata tutunmayı öğreniyor.
Hwang Bo-reum, çok sade ama duygusal bir dille şunu hatırlatıyor:
— Bazen küçük bir mekân, insanın hayatını bütünüyle değiştirebilir.
— Ve bazen ihtiyacımız olan tek şey, bizi anlayan bir kitap ve yanında oturacak bir dosttur.
Kitabı okurken kendini o kitapçıda oturuyormuş, raflara dokunuyormuş gibi hissetmek mümkün. İçinde huzur, umut ve sıcaklık var.