Yıldızların Örtüsü Yoktur, Marcus Aurelius’un okuduğum ikinci kitabıdır. #268396471 bu incelemem de yazdığım cümleyi tekrar etmek istiyorum. Bu kitabı da okurken kendimi benden yaşça büyük, görmüş geçirmiş birinden keskin bir dille nasihatlar dinlerken buldum. Ve hatta şunu da ekleyeyim, Filiz Özdem’in önsöze eklemiş olduğu cümle ile kendimi daha ilk sayfalardan kahkaha atarken buldum.
“Bakmayın Aurelius’un öyle senli benli konuşmasına. Şöyle yap, böyle düşün diyerek eğitir gibi hitap etmesine. Aurilus’un “sen” diye hitap ettiği okur değil, ta kendisidir.”
İlerleyen zamanlarda diğer kitaplarını da okumaya çalışacağım…
Yine incelememi kitaptan çok beğendiğim alıntılarla bitirmek istiyorum.
**Bir dış nedenden ötürü üzülüyorsan, aslında canını sıkan bu değil, onun hakkındaki yargındır.
**Biri seni suçlar, senden nefret eder ya da birileri seni incitecek şeyler söylerse, ruhlarına yakından bak, ne tür insanlar olduklarını gör. Senin hakkında şöyle ya da böyle bir fikir oluşturacakları için kendine eziyet etmene değmediğini anlayacaksın o zaman.