Puan vermedi·227 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Eylül 2025 16:50 Bir edebiyatsever olaraq 60- cı kitabımı duyğusal sevgi romanı ile taçlandırmaq isteyirdim lakin qismet- Sainte Beuve'e Karşı' kitabı oldu ;
Kitabda duyğusal sevgi fırtınası olmasa da sanata iç dünyaya düşünsel bir yolculuq var..
Kenardan baxdıqda Proust ile Sainta Beuve arasında sanki bir edavet varmış kimi görünür - eslinde ise meqsed edebiyatı yanlış bir qelbden xilas etmek idi
"Kendi içini görmeyen bir hırçınlık çok kaba- insanın öz içine baxmadan edebiyatı qiymetlendirmesi sadece estetik cahillikdir
Edebiyatın sert kurallarından biride budur:
yazar öz yalnızlığına mübarizesine mahkumdur - çünkü yazar ruhu ile yüzyüzedir,her yazarın öz başlanğıcı öz fikiri var- kimse bir başqasının bilimsel ilerileyişini miras götüre bilmez;
Doğallıq- ruhun içinden geçmezse sadece bir taklittir;- gerçek sanat içsel bir yarayı,bir hatıırayı bir sezgiyi dile getirir- o zaman kelimeler yaşanan bir varlıq olur
--taklit ise her yönden solukdur..