Bir yol düşün
İki yalnızlığın sınırlarında, kelimelerden örülmüş bir kale İçinde şiirlerle ısıtılan odalar sözlerle örülmüş kale ler İnsan bu kutsal mekanı inşa ederken kendini de inşa eder sanır,her söz kalbin temelini atan bir tuğla gibidir
Lakin bazı ruhlar kaleyi deyil kalenin hayalini sever ve orada da bir sözün tereddüdü bir davranışın belirsizliyi ve bir sen yerine ben diye bilme cesaretsizliği var
Ve bu zaman en kolay hamleyi yapar, henüz tamamlanmadan yıkımı;
Yıkım bazen sessizdir
- değer vermeden teleb etmek
gözardı etmek
deyersizleşdirmek
Bunlar yıkımın şovalyeleridir
İnşa etmekden korkan ruh yıkmakta kendini kahraman sanar çünkü yıkmak passif bir eylemdir
Sadece durursun,varlığınla bir şeyin yokluğuna izn verirsin
Aslında olması gereken kendi kalenizin mimarı olmaqdır
Boşluk bizim en derin korkumuzdur aynı zamanda en gerçek başlanğıcımız
Rilke'ye göre gerçek bırakma bir dış nesneyi bırakmak değil içimizdeki o nesneye olan bağımlılığımızı da bırakmakdır
Sizi bir nesne olaraq dışarda bırakırken zaten onun içinde bir iz, bir anı ,bir yara ve ya bir hazine olaraq kaldınız
Bu ise bir çözüm deyil içsel sürggündür
Gerçek özgürlükde ise o acıyı kabül eder yok saymaz onunla yüzleşir nihayetinde onu gerçek kendi benliyinin bir parçası olaraq özümser
Rilkenin teşisleri djital çağda daha geçerli-
Sosial mediyada kendimizi birer içerik nesnesi olarak sunuyoruz
Münasibetler takip etme/beyenme/ engelleme mekanizmeler üzerinden işliyor
Son sözü yene Rilke söyleyir- bizler görünür olmak için çırpınırken nasıl oldu da görünmez varlıklar haline geldik?
Malte'deki o unudulmaz sahnede- insanlar birbirlerini gerçekden sevmir ler sadece biribirlerinin duyğularını tüketirler
Senin bir insan olduğunu görür görmez anlayacaq zaten.iyi mi yoksa kötü mü olduğuna gelince eyer iyiyi ve kötüyü ayırma yeteneyine sahibse anlayacaq eyer deyilse on bin tane mektup da yazsan anlamaz
Eger tanrılar yoksa onların izinden gitmek nasıl doğru ola bilir varlarsa ama hiçbirşeyle ilgilenmezlerse onların izinden gitmek doğrumu
-Epiktetos imanlı olmayı inkar etmir lakin inancın da düşünce ile gelmesini teleb edir