Margaret Mitchell’in Rüzgar Gibi Geçti - romanı dünya edebiyatında klasik sayılır, lakin klasik olması her zaman oxucuya keyif vereceği anlamına gelmez Kitabın temelinde Amerikan İç Savaşı fonunda Scarlett O’Hara’nın hayatı aşkları ve mücadelesi anlatılır
Scarlett karakteri kimi zaman güçlü bir kadın figürü gibi sunulsa da, aslında attığı adımlar hırs, inat ve kişisel arzularla şekillenir. Aşk da bu romanda saf bir duygu olmaktan- güç mücadelesine dönüşür Özellikle kıyafetlere, evlere, iklime ve davetlere dair uzun ve tekrar eden betimlemeler, eserin axıcılığını zedeleyir
Sonuç olarak, bu kitab menim üçün büyük bir hayat felsefesi ya da yeni bir edebi tat vermedi eksine okuru sabır testi ile sınaq eden- yorucu bir yolculuq oldu- qısacası zaman itkisi..