1062 syf.
·Beğendi·10/10
#Anna Karenina

Yüzyıldır Anna Karenina hakkında pek çok şey yazıldı. Rus olan ve olmayanlar yazdı, Tolstoy’u bilen ve bilmeyenler, Rusya’da yaşayan ve yaşamayanlar, içinde bulunanlar ve gelip geçenler yazdı. Anna Karenina’yı Batılılar ve Doğulular yazdı, tüm değişik adları ile, heyecanla, merak, ilgi ve sevgi ile, şaşırarak, bazen bozularak yazıldı, yazılıyor ve hiç durmaksızın yazılacak, anlatılacak.

Onların ve başkalarının arayışı bizim de arayışımız oldu.

Kitabın içeriği hakkında bilgi vermeye gerek görmüyorum. Bir dünya klasiği olması hasebiyle okumayan neredeyse kalmadığı için çeşitli görüşlere ve kendi görüşlerime yer verdiğim bir kesit yayınlıyorum.

Orhan Pamuk

“Anna Karenina benim okuduğum en mükemmel, en kusursuz, en derin ve en zengin roman. Tolstoy’un her şeyi gören, herkesin hakkını veren, hiçbir ışığı, hareketi, ruhsal dalgalanmayı, şüpheyi, gölgeyi kaçırmayan, inanılmayacak kadar dikkatli, açık, kesin ve zekice bakışı, bu romanın sayfaları çevirdikçe okura, “evet, hayat böyle bir şey!” dedirtir. Yarıştan önceki bir atın diriliğini, mutsuz bir bürokratın yavaş yavaş düştüğü yalnızlığı, bir kadın kahramanının üst dudağını, bir büyük ailedeki dalgalanmaları, hep birlikte yaşanan hayatlar içinde tek tek insanların inanılmaz ve hayattan da gerçek kişisel özelliklerini Tolstoy mucizeye varan bir edebi yetenek, hoşgörü ve sanatla önümüze seriverir. Roman sanatı konusunda eğitim için okunacak, defalarca okunacak ilk roman Anna Karenina’dır. Nabokov’un bu büyük roman hakkındaki sonsözü ise Tolstoy’un mirasçısı bir başka büyük yazarın edebiyat, roman ve hayat konusunda vazgeçilmez bir dersi niteliğinde.”

M. Özlem PARER

Tolstoy destan olarak nitelenen ilk başyapıtı Savaş ve Barış'ın ardından gelen Anna Karenina'yı, kendi iç dünyasıyla birlikte sanatında da kırılma noktasıyla sonuçlanan bir ‘’bunalım"ın, manevi krizin eşiğinde yazmıştır. Yaşadığı bu süreci İtiraflarım'da (İspoved, 1879-1882) açıkça dile getiren Tolstoy Anna Karenina'yı yazdığı dönemi de kapsayan yıllarda ailesiyle birlikte daha iyi bir yaşam sürmenin yollarını aradığını anlatmış, “boş bir uğraş” olarak andığı yazarlığıyla “küçük bir emek karşılığında büyük para” kazandığını belirten sözleriyle sanatını profesyonel olarak kullandığını duyumsatmıştır. Bununla birlikte yazmayı “ruhunda yaşamın anlamına ilişkin her türlü soruyu bastırma’’nın bir yolu olarak gördüğünü suçluluk duyarcasına itiraf etmiştir.11873 Martında "bütün ruhu"yla yazmaya başladığını belirttiği Anna Karenina yaklaşık bir yıl sonra, 1874 baharında bölümler halinde yayınlandığı halde, romanını tamamlamadan pedagojiyi sanattan daha önemli bir konu olarak görüp yeniden bu alana dönmüştür. 9 Nisan 1876 tarihli mektubunda bölümler halinde yayını süren romanının yayın öncesi düzeltmelerini yapacak gücü olmadığını, yayınlanmış olan her şeyi yeniden yazmak, atmak hatt"yadsımak ve suçluyum, ilerlemeyeceğim, yeni bir şeyler yazmayı deneyeceğim” demek gerektiğini dile getirmiştir.

Özgür Beden

Edebiyat alanında kıyaslamalara karşıyım. https://1000kitap.com/...hailovic-dostoyevski ve Lev Nikolayeviç Tolstoy dünyaya mal olmuş, üstün yetenekli yazarların başında geliyorlar. Her iki yazarı da keyifle okuyorum. Anna Karenina hayatımda ilk okuduğum kitaplarından olduğu için manevi bir öneme sahip benim için. Tekrar tekrar okumaktan sıkılmadığım ender yapıtlardan biridir. İyi ki varsın Tolstoy, iyi ki böyle kaliteli eserler bizlere miras bıraktın. Önünde saygıyla eğiliyorum.