Öncelikle söylemek isterim ki Kemal Tahir mütareke döneminin İstanbul’a yansımlarını bizlere çok iyi aktarmış. Genelde anadolu tarafından ya da halkın alt kesimlerinden anlatılan savaş döneminin üst tabakadan, soylu sınıftan nasıl gözüktüğünü okumak başka bir bakış açısı kazandırdı. Ana karakterin , Kâmil Bey, yıllarca memleketinden bir haber yurtdışındaki zengin, bolluk içindeki yaşamından sonra geri dönüp yavaş yavaş halktan biri oluşunu yaşadığı aydınlanmaları okumak güzeldi. Eğer Kemal Tahir’in hayat hikayesini biraz biliyorsanız ana karakterle arasındaki benzerlik dikkatinizi çekecektir. Mesela “Bu felakette öncelikle bizim gibi yaşayanların büyük suçluluğu var. Biz bu toprakların nimetlerinden bol bol yararlanmışız! Sonra bizi bolluk, zenginlik, sefihlik içinde yaşatanlara, bu uğurda asırlardır perişanlık çekenlere karşı hiçbir vazifemizi yapmamışız. “ kitaptan bir alıntı ve kendisine karşı bir öz eleştiri yaptığını düşündürüyor insana. En sevdiğim karakter olan Nedime Hanım‘ın diyaloglarını, düşüncelerini okumak çok güzeldi. Kitapta kendisine dair daha çok şey okumak isterdim. Tarih kitaplarına ilginiz varsa size çok şey katacak bir kitap bence. Kemal Tahirden okuduğum ilk kitaptı ama kesinlikle son olmayacak. Üçlemenin diğer iki kitabını da edinip düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. Esir Şehrin İnsanlarıKemal Tahir