Puan vermedi·400 syf.··
2025 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2025 15:03
Orhan Kemal l El Kızı " Yorgun ! " diye geçirdi. Gerçekten de ... Karısı için konulacak en doğru teşhis buydu. " Yorgun! " Bütün gün mutfaktan çıkmaz, boş zamanlarında ya tahta siler ya çamaşır yıkar yahut da sökük diker, yama yamalardı. O, hizmetçi değil, hayat arkadaşı almıştı kendine. Neşeli, cıvıl cıvıl, ateşli bir hayat arkadaşı... Orhan Kemal'in "ağlayarak yazdım" dediği kitap ! Hem konusu hem de kahramanları Yeşilçam tadında olan bir kitap. Zalim ve oğlunu paylaşamayan bir kayınvalide, annesi ve eşi arasında kalmış bir eş , eşine ve evine itaat eden bir gelin ve kavganın, kaosun ortasında kalmış minik bir çocuk. Klasik Türk ailesi! Kitabın daha birkaç sayfasının okuduğunuzda çeşitli duygu durumlarını bir arada yaşayacaksınız. En çokta öfke ve üzüntü duyacaksınız. Geçirmiş olduğu yaşamına bakmadan gelinine acımasızca davranan , onu oğluna yakıştırmayan bir kayınvalidenin tüm evin huzurunu kaçırması ile başlayan bir yolculuk . Tüm kavgadan gürültüden yorulmuş bir koca mutluluğu dışarda aramaya başlıyor. Evdeki stres ile başa çıkamayınca fiziksel güç kullanan bir koca ! Yediği dayağa , işittiği hakarete rağmen evine ve eşine dört elle sarılan bir gelin Nazan ! Kayınvalidesinin türlü entrikaları sonucu kocasından ayrılan Nazan İstanbul'a teyzesinin yanına döner. İstanbul'a dönüşü " dul " bir kadın olarak yankı bulur. Ağzına sigara bile sokmayan kadın İstanbul'da her türlü kötü yola düşer en son hapse bile girer. Ancak zavallı Nazan' ın asıl dramı hapishanede başlar. Uzunca bir müddet hapishanede kaldıktan sonra yaşamının son yıllarını elinden alınan ve onun varlığında habersiz bir şekilde yaşayan oğlunun yanında geçirmek ister. Dilediği gibi de olur oğlunun yaşadığı şehre gelir ona duyurmandan her gün onun kapısında bekleyerek son günlerini geçirir. En sonunda da hayata gelişi gibi gidişi de acı olur. Kitapta benim için asıl önemli olan iki konu vardı . Bunlar : - kadının kendi ayakları üstünde durabilmesi - hayatı nasıl yaşadığımız Kitapta yer alan kadınlar eşlerinden ayrı kalınca ailesinin evine geri dönmek zorundadır kalıyor, kötü yola düşüyor, en yakınları dahil olmak üzere toplum tarafından güçsüz addedilip aşağılanıyor. Kadın kendini bir erkeğin himayesi altında olmadan düşünemiyor. Nazan' ın bir işi bir parası ve en önemlisi de bunu düşüncek bir yapısı olsaydı sonu bambaşka olabilirdi. Diğer konu ise hayatı nasıl yaşadığımız. Kitapta geçen şöyle bir cümle var ""Hayat, gerçekten de akıp giden bir su...Bizler de o suyun içinde suyun istediği tarafa gitmeye mecbur odun parçaları! " . Suyun içindeki odun parçası olduğumuz muhakkak ancak o odunu yönlendiren su mu ya da diğer odun parçaları mı yoksa suyu yönlendiren asıl odun biz miyiz ? diye sormalı insan kendine . Hayat bir şekilde geçiyor evet , zaman akıp gidiyor ancak hayat bizim hayatımız. Bu hayata elbet birileri dahil olacak ya da eksilecek . Hayatımıza kimlerin girip çıkacağına bizler kendimiz karar vermeliyiz. Nasıl yaşamak istiyorsak öyle yaşamalıyız. Kitapta bahsi geçen Nazan adeta birer kukla gibiydi kim onu ne tarafa çektiyse çekenin elinde kaldı . Oyuncak oldu. Kendi adına kararları hep başkası verdi. Kitabı okuyup bitirdikten sonra aklımda tek bir soru kaldı asıl suçlu kimdi ? Nazan mı yoksa ona bu hayatı yaşatan herkes mi ? Güzel kitap okumaya kesinlikle değer. Ayrıca Orhan Kemal'i tanımak güzeldi. El Kızı Orhan Kemal
Hayat ve İnsan
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.