Ece Temelkuran ’ın Devir kitabı beni en çok 1980 yılına götürmesiyle etkiledi. Mayıs ayından 12 Eylül darbesine kadar giden süreci çocukların gözünden anlatıyor. O dönemlerde halk Cumhurbaşkanını seçmiyordu, Meclis seçiyordu. Fahri Korutürk’ün görev süresi dolunca meclis uzun süre yeni Cumhurbaşkanı seçemedi. İşte bu boşluk da darbeye giden süreci hazırladı. Kenan Evren ve askerler yönetime el koydu.
12 Eylül sabaha karşı yapılan bu darbe, Türkiye tarihindeki en ağır darbelerden biri oldu. Sebep olarak hep sağ–sol çatışmalarını, faili meçhul cinayetleri, siyasi istikrarsızlığı ve ekonomik krizi öne sürdüler. Ama sonuç, halk için çok acı verici oldu. Parlamento feshedildi, siyasi partiler kapatıldı, binlerce insan gözaltına alındı, işkenceler yapıldı. İnsanların hayatı darmadağın oldu. En çok da masum halk bedel ödedi.
İdam kararları da işte bu dönemde alındı. Askeri cunta ve özel mahkemeler tarafından verilen bu kararlar sonucunda yaklaşık 50 kişi idam edildi. Yani sivil yargının değil, tamamen darbe yönetiminin kararıydı bu.
Bence Devir’in en çarpıcı yanı, bütün bu ağır siyasi olayların iki çocuğun gözünden aktarılması. Çünkü çocuklar anlam veremese de sokakta, evde, okulda bir şeylerin değiştiğini hissediyorlar. Büyüklerin yaşadığı korku, belirsizlik, yasaklar onların da dünyasına sızıyor.
12 Eylül, toplumsal bellekte çok derin bir iz bıraktı. Sadece siyaset değil, aileler, ilişkiler, kuşaklar arası bağlar da zarar gördü. Kitabı okurken bana başka eserler de hatırlattı: Vedat Türkali’nin Bir Gün Tek Başına’sı, Füruzan’ın Kırk Yedi’liler’i, Ayşe Kulin’in Yıldız Tozu’nu… Hepsi bu karanlık dönemin farklı yüzlerini anlatıyor.
Filmlerden de aklıma ilk Babam ve Oğlum geldi. Çünkü orada da darbenin aileler üzerinde ne kadar yıkıcı bir etki bıraktığını görmüştüm. Beynelmilel ise biraz daha mizahi bir yerden bakıyor ama aslında aynı dönemin baskısını gösteriyor.
Sonuç olarak, Devir bana sadece tarihi hatırlatmadı, aynı zamanda insanların yaşadığı kayıpları, korkuları ve umutları düşündürdü. Çocukların masum bakışıyla anlatıldığı için de çok daha derinden etkiledi.