Bu kitap bir süredir okuma listemde vardı. Fırsatını bulunca okumaya başladım. Kitap bir mühendis olan Turgut Özben'in arkadaşı Selim'in ölmesi üzerine Selim'in hatırasını kovalaması ile başlıyor diyorum ve burada kesiyorum. Çünkü kitabı yarım bıraktım. Kitabın 140'lı sayfalarına geldiğimde Selim'in arkadaşı ile Turgut anlamlandıramadığım bir şeyleri tartışıyordu. Yani aslında 300'lü sayfaları geçtiğim halde bu kitap ne anlatıyor hala anlamadım. Bu demek değil ki boş bir kitap. Hayır. Kitapta hayatla ve devletle ilgili eleştiriler var onu anladım. Ama bu kitabın yazılış amacının kitabı neredeyse yarısına gelmiş olmama rağmen çözemedim. Belki ileri ki sayfalarda çözecektim ama yazarımız benim açımdan tarzının kurbanı oldu. Zira okurken daldan dala atladığınızı hissediyorsunuz. Bu durumda sizi sıkıyor. O değilde şu Olric ile tam tanışmıştık ama tanışıklığımız yarım kaldı.
Velhasıl tavsiye ettiğim bir kitap değil. Oğuz Atay'ın diğer kitapları da aynı tarzda ise kendisi ile muhtemelen bir daha karşılaşmayacağız. İyi okumalar.
Diğer kitap inceleme ve yorumlarım için okunmuskutuphane.blogspot.com
Bu kitap için ne düşündüysem aynını yazmışsınız :) ben de ortalarına kadar gelip yarım bıraktım, tekrar denemeye de korkuyorum. Zira okurken psikolojimin bozulduğunu hissettim :)
Aynen katılıyorum size anlamak için belli bir bilgi birikimine sahip olmak gerek kalemi mizah anlayışı ruhsal tahlilleri harika ama abartılı uzatmalar bir konudan diğer konuya gecişi.Zor bir kitap ben 300. sayfadayım beni cok yordu atlayarak okumaya başladım 😊