Yeni bir yazar ile daha tanışmış bulunmaktayım. Sizlerin de tanımasını çok isterim: insanı kendi içinde sorgulamalarla baş başa bırakan, düşündüren, ben olsaydım ne yapardım veya sen bunun yerinde olsan ne yapardın sorularını akıllara getiren yazar Ian McEwan. Herhalde bundan bundan sonraki süreçte yazarın sıkı takipçisi olacağım; insanı yormayan, rahatlatan daha doğrusu yorgunluk attıran bir anlatımı var.
Kitap
Çocuk Yasası, madde 1(a) (1989)
“Bir mahkeme bir çocuğun… yetiştirilmesiyle ilgili… herhangi bir hususta karar verirken öncelikle çocuğun refahını dikkate alacaktır.” diye başlıyor.
Okumaya başladığınızda kendinizi direk konunun içinde buluyorsunuz. Biraz daha okuduğunuzda 20. sayfalarda falan ikinci bir konunun daha olduğunu fark ediyorsunuz. Bu iki konu birbirine paralel şekilde ilerliyor. Tabii aralarda irili ufaklı bir çok konu işleniyor. Sonuçta kahramanlarımızdan birisi hakim ve neredeyse günde 5-6 davaya bakıyor. Aralarda bu davalardan kesitler veriliyor duruşmalar vs.
Bir hakim- eşi- ve hastanede yatmakta olan lösemi hastası 17 yaşında bir Yahudi çocuk...
Başlarda hakimin ve eşinin kendi aralarında yaşadıkları tartışmalar, anlaşmazlıklar, çekişmelere şahit oluyoruz. Durum böyle devam ederken hakimin karşısına dini inançlarından dolayı kendinie uygulanması gereken tedaviyi (kan nakli) reddeden bir hastasının dosyası çıkıyıor. Hakim acil karar vermek zorunda.
Burada bir dünya sorgulama yapılabilir. En başta belirttiğim gibi ben olsaydım ne yapardım veya siz hastanın yerinde, ailenin yerinde, hakimin yerinde olsaydınız ne yapardınız vs. Sıkı bir empati durumu var.
Hastanın ailesi ve cemaati bu tedaviye karşı ve göz göre göre çocuğu ölüme götürüyorlar. Hastane ise buna karşı bir dava açıyor ve duruşma ertesi güne veriliyor. Duruşma öncesi hakimimiz hastayı ziyarete gidiyor ve bu bölüm, kitabın en can alıcı noktalarından birisi.
Çocuk yasasına göre hakim çocuğun refahı için karar verecek...
Bu arada bir nokta da kadının eşi ile arasında olan durumda, kendi içinde yaşadığı çelişkiler de ayrı bir konu. Ünlü bir hakim. Eğer eşinden ayrılırsa ne olacağını, nasıl bir duruma düşeceğini falan sorguluyor kendi içinde.