Puan vermedi·459 syf.····Okunma: 21 Eylül 2025 13:18 YAŞAR KEMAL / İNCE MEMED 2
Köylünün tabiriyle “Evliya olacakken eşkıya olan İnce Memed…”
Kaldığı yerden devam ediyordu başkaldırış ama ilk kitaba kıyasen burada ön plana çıkan kahramanlık değil köylünün tavrıydı. Memed yine Memed idi. Dağdayken de köydeyken de aynı mertliğe sahipti. Fakat nereye kadar giderdi, nereye kadar çatışabilirdi, nereye kadar köylünün hakkını arayabilirdi köylü arkasında durmadıkça.
Köylü haklarının kendilerinde kalmalarını isterken korkuları da sabitti. Hükümetten, ağadan ve beylerden korkuyorlardı. Bir tek Memed vardı kurtaracak; o varken kurtuluş naraları atılıyor, o yokken efsaneleşmiş rivayetlerle doluyordu.
Serinin bu sayısında Memed dağdan ziyade köylere inmiştir. Arkasından edilen beddualar, o gelince tekrar dualara dönüşmüştür. Köylünün bu ikircikli hallerini ele alan Yaşar Kemal, adaletin ve hak arayışının tek bir kişiye veya kuruma bağlı olmadığını bize anlatır. Hatta tarafsız kimliğiyle kimi yerde Cumhuriyet dönemine, kimi yerde Osmanlı dönemine de atıflarda bulunur. Gelenin gideni aratmadığı düzenin değişmediğini vurgular. Bunu karakter değişimlerinde de gösterir.
Hürü yerine Kamer Ana ön plandadır Memed’in destekçisi olarak; Abdi Ağa yerine Kel Hamza gelmiştir zulme; Topal Ali’nin yerine Zeynel, yanına Yel Musa geldi; Hatçe’nin boşluğunu ise Seyran doldurdu.
Son olarak bu kitaptan çıkarımım sadece kahramana bel bağlayan halkın kurtulamayacağı yönünde. Zira İnce Memed her an canıyla burun burunayken ve olmadığı zamanlar köylü eski güçsüzlüğüne, ağanın ve hükümetin boyunduruğu altına girerken, aksini söylemek zaten mümkün değil. Halk/köylü kahramanın arkasında durursa, zorluklara beraber göğüs germeyi başarırsa ancak o zaman kaybetseler dahi bir zafer elde ederler. Oysa ikircikli durumlar, kazansalar dahi belirsizliğe ve yenilgiye mahkumdurlar.