"Özgür irade gerçekten bizim mi, yoksa duygularımızın oyuncağı mıyız?"
Adam Fawer, ilk romanı Olasılıksız ile büyük bir okur kitlesine ulaşmış, bilimsel gerçeklerle kurgusal öğeleri ustaca harmanlayan bir yazardır. İkinci romanı Empati, yazarın aynı çizgide ama bu kez daha derin psikolojik ve felsefi temalara eğildiği bir eserdir.
Empati, özel yeteneklere sahip insanların hikâyesini merkezine almaktadır. Bu yetenek, yalnızca başkasının duygularını anlamaktan ibaret değil; aynı zamanda hisleri yönlendirebilme, kontrol edebilme boyutuna da sahiptir. Çocuk yaşta keşfedilen bu "empatik" bireyler gizli örgütler tarafından izlenmekte, eğitilmekte ve güçleri çeşitli amaçlarla kullanılmak istenmektedir.
Kitap, yalnızca fantastik bir güç hikâyesi değildir. Derinlemesine ele alınan "özgür irade ve kontrol", "empati bir nimet mi yoksa lanet mi", "geçmişin izleri", "komplo ve güç dengesi" gibi birkaç ana tema dikkat çekmektedir.
Empati, aksiyon odaklı bir roman olmaktan çok, "özgür irade nedir, duygular ne kadar bizim kontrolümüzde?" sorularını sorduran bir eserdir. Sabırla okunduğunda hem düşündürücü hem de heyecan verici bir deneyim sunmaktadır. Adam Fawer, okuyucusuna "empati" kavramına bambaşka bir gözle bakma fırsatı vermektedir.
Kendi fikrimce, Empati iddialı bir eser. Fawer, sadece eğlence amaçlı bir kurgu sunmakla kalmamakta, aynı zamanda okuyucuyu düşünmeye zorlamaktadır. Bireysel özgürlük, geleneksel değerler, insan doğasının karanlık yönleri gibi mevzuları felsefi bir çerçevede işlemeyi başarmaktadır. Ancak kitabın hacmi, bazı tekrarlar ve karakter yoğunluğu, okurken zaman zaman yavaşlamalara neden olabilmektedir. Eğer beklentiyi doğru kurarsanız – yani aksiyon dramatik "non-stop" değil, aklı kurcalayan, karanlık, bazen de rahatsız eden sorular soran bir kitap – bence okunmaya değer. :)