“Dikkat: Bu İnceleme Kişisel Deneyim İçerir!"
Puan vermedi·120 syf.··
2025 29. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 11:12
Bu inceleme yazım, kişisel deneyimlerimden dolayı diğerlerinden biraz daha farklı olacak. Nedenini şöyle açıklayabilirim: Sait Faik’le tanışma kitabı olarak Mahalle Kahvesi’ni seçmiş ve Ekim’de okuyacağım kitaplara eklemiştim. Fakat Kitap Simyacıları Kulübü 'nün İstanbul Grubu ile tanışınca, oylamada seçilen kitap Lüzumsuz Adam oldu. Burgazada’ya gidip Sait Faik’in müzesini ziyaret ederek kitabın yolculuğunu zenginleştirdik; bu deneyim okumaya ayrı bir anlam kattı. Yeni insanlarla tanışmak, farklı bakış açılarını değerlendirmek ve düşüncelerimizi tartmak, kitabın kendisi kadar değerli bir deneyim haline geldi. Kitaba dönecek olursak, Sait Faik’in öykülerinde dikkatimi çeken ilk şey, olay örgüsünden çok insanın iç dünyasına yönelmiş olması. O, hayattan seçtiği kişilerin davranışlarından çok, ruh hallerini, iç seslerini ve görünmeyen taraflarını ön plana çıkarıyor. Bunu yaparken kimi zaman kısa, sonu belirsiz ve okuru arafta bırakan öyküler okumuş oluyoruz. Karamsarlığın ağırlığı ise neredeyse her satırda hissediliyor; ancak bu karamsarlık yapay değil. Gerçek hayatın içinden, sıradan insanların umutsuzluklarından, kaygılarından ve yalnızlıklarından beslendiği açık. Kendi hayatından parçaları karakterlerde hissettirmesi ise okurda farklı duygular uyandıracaktır. Gelelim kişisel deneyimime: Yazarın yaşamı ile eserleri arasındaki ilişki de dikkat çekici. Zengin bir aileden gelmesine rağmen, alt sınıftan insanların dünyasını yazmayı seçmesi düşündürücü. Bu bir strateji mi (o dönemi çok iyi bilmediğim için sadece bir teori), yoksa kendi hayatındaki boşluğun ve düşüşün bir yansıması mı? Her ne kadar ikinci daha yakın gelse de bunun cevabını net olarak asla bilemeyeceğiz. (Nedenini bir alt paragrafta kendisini hissettirecektir) İç dünyasının bir yansıması olduğu kesin. Onun öykülerinde rastladığımız kahramanlar sadece kurmaca değil; aynı zamanda toplumun görünmez, çoğu zaman duyulmayan sesleri. Gelelim kişisel deneyimime: Sait Faik’in yaşamı ile eserleri arasındaki ilişki dikkat çekiyor. Zengin bir aileden gelmesine rağmen, balıkçılar, işçiler, kahvehanedeki sıradan insanlar gibi alt sınıfların dünyasını yazmayı seçmesi düşündürücü. Bu, dönemin edebiyat trendlerine uyma çabası mıydı? (1930’lar ve 40’larda Türkiye’de Halkevleri ve köy edebiyatı gibi hareketler, yazarları halkın hikayelerini anlatmaya yöneltiyormuş) Tıpkı herkes korku filmi yaparken bir yönetmenin “tutar” diye korku filmi çekmesi gibi, Sait Faik de bu trende bilerek mi kapıldı? Yoksa bu, kendi hayatındaki yalnızlığın, boşluğun ve toplumla uyumsuzluğunun bir yansıması mı? İkinci ihtimal bana daha yakın gelse de, cevabı net bilemeyeceğiz. (Nedenini bir alt paragrafta hissettirecektir.) Yine de kesin olan şu: Onun öyküleri, sadece kurmaca değil; toplumun görünmez, çoğu zaman duyulmayan seslerini taşıyor, ve bu sesler Sait Faik’in iç dünyasından izler barındırıyor. Bir başka çarpıcı nokta ise kadın karakterlere yüklediği anlam. İlk başta bundan rahatsız olduğumu dile getirmek isterim. Grupta bunu sorguladığımda, arkadaşlarımdan gerekli cevabı aldım: Yazarın özel hayatıyla birlikte düşünüldüğünde, belki de kendi kimliğini örtbas etme çabasının izlerini taşıyor. Hal böyle olunca ister istemez şu soru akla geliyor: Bir yazarı tanımak, eserini daha mı anlamlı kılar, yoksa onun büyüsünü bozması mümkün mü? Bu düşüncemin bir başka nedeni ise günümüzde sanatçıların yüzlerine geçirdikleri maskeler ve bunu takmalarına neden olan kitle… Sonuç olarak, Lüzumsuz Adam, klasik anlamda “öykü” arayanlara değil, insan ruhunun iniş çıkışlarını, eksikliklerini ve karamsarlığını hissetmek isteyenlere hitap ediyor. Kimi zaman okuru huzursuz eden, kimi zaman da samimiyetiyle içine çeken öyküler, bize hayatın çoğu zaman tamamlanmamış, belirsiz ve eksik olduğunu hatırlatıyor. Net bir okuma istiyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz; ama karakterlerin ruhunu hissetmek, kendinizce anlamlar yüklemek ve düşüncelerinizde fırtınalar çıkarmak istiyorsanız, Faik’in kitapları tam size göre. Arkadaşlarınızla okursanız daha farklı bir deneyim yaşayacağınızdan eminim; ama lütfen düşüncelerinizi çekinmeden ifade edin ve tartışın. Amaç haklı ya da haksız olmak değil, kendinizi geliştirmek olsun. Yeni yazarların eserlerinde Sait Faik’in öykülerinin izine rastlamak mümkün. Ben de onun hikayelerinden etkilendiğim noktalar buldum; kendi fikirlerimi gördüm ve her okurun farklı fikirlerini görme fırsatı yakaladım. Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı eğer bir yazar olmasaydı herhalde Sait Faik olurdu gibi bir paralellik hissettim :) Belki yanılıyorumdur; ama yaşam tarzı ve ruh hâli açısından nedense dikkatimi çekti doğrusu.
Kitap Simyacıları
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Can Yayınları · 202510,4bin okunma
··
1.733 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kendim de yazmaya başladıktan sonra fark ettim ki yazarlar iyi tanıdıkları çevreyi ve insanları yazıyorlar. Sait Faik varlıklı bir aileden geliyor ancak içe dönük kişilik yapısı onu balo balo gezmesine uygun değil. Bir de bildiğim kadarıyla dominant bir annesi var. Bu nedenle yazar ve şair dostalarının yanısıra ah o Burgaz adadaki köşkte kimler kimler ağırlanmamış ki? Nazım Hikmetler, Orhan Veliler... Böyle bir entellektüel grup yanısıra adanın yerli halkı, balıkçılar, esnaf... Lüzumsuz Adam okuyacaklarım arasında
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Evet diğer yazarlarla çok güzel fotoğrafları vardı. İnsan dostları iyi seçmeli, seni yükselte de bilirler, alaşağı da edebilirler🙏
Bu deneyime ortak olduğum için şanslıyım 🙏
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Katılan tüm okur dostların şanslı olduğu düşüncesindeydim. Çok keyifli bir gün geçirdik. Tekrar teşekkürler, katkılarınızdan dolayı🙏
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
🙄🤗
Aylak Adam Lüzumsuz Adam acaba bir gönderme mi ? Kitap Simyacıları Kulübü harika etkinliklere ev sahipliği yapan bir grup ve içlerinde olmaktan çok memnunum 💜ayrıca Burgaz adaya hasta olduğum için gidemesemde bir daha ki buluşmada kesin tekrar grupla olacağım. Ve inceleme çok güzel olmuş.
Bilim dünyasından, sanata, tarihe, edebiyat ve coğrafi yapıya kadar kısacası toplumu oluşturan bireyleri ilgilendiren her unsurun halka indirgenmesi'nin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda da Sait Faik Abasıyanık kitaplarını okuduğunuzda bunu çok iyi başardığını görüyorsunuz.
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Bunu yapmak oldukça güç, bir çok yazar bu düşüncenin üstüne gitmiş ama...