Gönderi

9/10
·510 syf.··
2025 20. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 11:20
Herşeyden önce tarihin bir dönemi ele alınsa da yakın geçmişimize de ışık tutan, türüne göre bir başyapıt diyebilirim. Lider, liderlik, hırs, makam vb. hedefler uğruna dünyayı yakabilen insanı anlatmak isteyen yazar V. Bartol, kitabı yazdığında Hitler Almanya'sının ayak sesleri doğduğu şehre çok yakındı. Roman türündeki kitap, akıcı bir hikaye, karakterler ile ilerliyor, ama roman demeye dilim tam varmıyor (benim beklediğim klasik romanlardaki karakter analizleri, ruh halleri ile yoğun ve etkili tasvir dilinden uzak). Sadece hikaye okumak için dahi merak uyandıran, sonraki sayfalara bir an önce varma isteği uyandıran, okuyucuyu 'boş bırakmayan' bir kitap. Kitabın hikaye yönünün çekiciliği bir tarafa bırakıldığında yaşanmış bir gerçeklik üzerine bu kurgu - ki tarihi olayların bir kısmı teyide muhtaç olsa da- ilgiyi canlı tutuyor. Günümüzden bir pencere aralarsak din, inanç vb. hassas duygular üzerinden insanların - özellikle gençlerin- nasıl ikna edilebilecekleri noktasında ne kadar zayıf (açık) olduklarını kitap gözler önüne seriyor. Hemen ötemizde, güneyimizde yaşanan olaylar tazeliğini halen koruyor. Zülfü Livaneli Huzursuzluk Huzursuzluk kitabında bunu çok iyi anlatmış. Kitaptaki karakterleri, hikayelerini, acılarını tanıdıkça insan denen varlığın içinde taşıdığı ruhun, duygularının esareti içinde neleri yok sayabileceğini görüyoruz. Bu gücü iyilik yönünde kullanmanın yanında, kötü amaçlar için de kullanabilecek insan modelinin varlığı gözler önüne seriliyor. Buradaki insan sokakta her an karşılaşabileceğiniz biri elbette değil. Nüfuz etme potansiyeli olan, kitleleri peşinde sürükleyebilecek vakar, eğitim, heybet ve hitabete hakim (karizma denilen) kişiler. Kitapta karşımıza çeşitli karakterlerle karşımıza çıkıyor bu. Mesela İbni Tahir. Küçükken dedesi sultan (adamları) tarafından öldürülmüş, intikam onu hayata tutan en büyük güç. İntikamını alabilmek için de otoriteye muhalif en büyük gücün (Hasan Sabbah) yanına sığınmakla hedefine varabileceğini düşünüyor. Ve aldığı eğitim ile gözdelerden biri olup Sabbah'ın fedaisi oluyor, Başvezir Nizam-ül Mülk'ün sarayına onu hançerlemek amacıyla elçi olarak gidebiliyor. Diğer yandan kitabın baş karakteri Hasan (Hassan Sabbah). Bir insanın iktidar hırsının neleri planlayabileceğini, evlat katline kadar götüren hırsını gözler önüne seriyor. H.Sabbah karakterini irdelediğimizde az önce yukarıda bahsettiğim vakarın hakkını fazlasıyla veren biri. (Kitaptan biraz uzaklaşıp bir araştırma yaptığımızda, Mısır'da döneminin en iyi kurumlarında eğitimini tamamlayan Sabbah, Halifelik, Sultanlık gibi Müslümanları temsil makamında söz hakkı alma hırsıyla ortaya çıkıyor. Dönemin Şii Halifesi ile ters düşüp, Mısır'dan sürülüyor. Bugünkü İran'ı kuzeyine gelerek, zorla Müslüman yapılmış, İslam'a tam ısınamamış halktan edindiği teveccüh ve taban ile Alamut Kalesini ele geçirerek, askeri güce ulaşıyor.) İnsanlara sahte cennetler vaadederek, onları fedaileri haline getiriyor. Bunu yaparken de " cennet-cehennem var mı ki, tanrı var mı, gerçek nedir?" vb. soruları sorarak ve buna da kendince mantıklı açıklamalar yaparak, cevaplar vererek inanç gerçekleri noktasında bir yolculuğa çıkarıyor okuyucuyu.( işte bu noktada, inanç olarak eksik bilgilerle bu kitabı okumanın kafadaki soru işaretlerini artıracağını söyleyebilirim.) Hikayenin akıcılığında ilerlerken, arka planda Sünni-Şii çatışmasını, mezhepciliği yoğun hissediyor okur. Bağdat ve Mısır merkezli, iki hilafetin İslam'a verdiği zararı gözler önüne seriyor. Bu da bize Müslümanların içinde bulunduğu bugünkü durumun tarihi geçmişini ve nedenini de gösteriyor adeta. Son ve bence en önemli söylenmesi gereken; inanç noktasında özellikle gençlerimizin aldatılmasına, adeta birer ölüm fedaileri olmalarına karşı bilinç oluşması adına okunması gereken bir eser. Çünkü günümüzde H.Sabbah gibileri halen var, gerek dünyalık menfaat gerek cennet vaadleriyle. Ve insan denen varlık açken ben ben değildir!
İnsana ve Hayata Dair
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.