Her kadın göğsünde bir mezarlıkla yaşar.
9/10
·40 syf.··
2025 98. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 09:38
“Ramiz Dayı’nın bir sene sonra unutulacağı zaten belli.” Ölmeden çok önce verdiği bir röportajından… Yıl 2025, Eylül toparlanıp gitmek üzere, yapraklar sararmaya çoktan başladı, hala nereye baksam onu görüyorum, hangi sayfaya girsem ondan bir iz. Kulağımda “yeğen” diye çınlayan sesi. Sahi, unutabildik mi? Unutmak mümkün mü, hepimiz böylesi varoluşşsal sancılar çekerken? Hayatı ve insanı böylesi sorgularken… "İnsan, hiçliğinden büyür." Büyüyebildik mi yoksa çetrefilli bir yolculuk mu var önümüzde? “Tuncel Kurtiz çok barış yanlısıydı ama bunu isterken deli gibi savaşırdı.” Aklımda dahi yoktu Kafa dergisinin bu ayki sayısı, markete bile gitsem mutlaka kitap dergi raflarını arar gözüm, belki bir şeyler bulur karıştırırım derken onun keskin bakışları ile karşılaştı gözüm… O andan itibaren başka şeye bakamadım. Kulağımda Oscar Wilde’dan bir şiiri, “Oysa herkes öldürür sevdiğini.” youtube.com/watch?v=XPC7La-... “Düşünceler ölmez efendim, bazen uykuya dalarlar ama uyumadan öncekinden daha güçlü bir şekilde uyanırlar.” Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)’nu okudunuz mu? Ezel dizisinin ondan geldiğini biliyor muydunuz? “Ben Ramiz Dayı olmaya falan karar vermedim! Bir rol teklif ettiler; Monte Kristo hikayesinden yola çıkarak 22 sene hapis yatmış bir adam. Baktım, okudum, hikaye gayet güzel. Ben de kendi bildiklerimi anlattım.” İntikam için yeni kimliklerle yeniden doğmak… Mümkün mü yeniden doğuş? Belki de mümkün olmasını istediğimiz için bu kadar sevdik kitabı da Ezel’i de. 11. yılı Kafa dergisinin, Kapağı açar açmaz, daha 5. sayfada Ümit Yaşar Oğuzcan’ın bir şiiri karşılıyor sizi: “Yakınlaşma.” Nereden bilecektim beni sevdiğini, konuşmasaydı gözlerin. -Tam halini yoruma bırakacağım.- Ve ardından Sema Kaygusuz, “Her kadın göğsünde bir mezarlıkla yaşar,” diyor. Yaşamasına izin verilirse o da… Can Yılmaz, “Bir kadını kendi hayaline sığdıramadın diye dünyadan silmek ‘güç’ değildir, acizliktir.” Umay Umay, “Yakışabilirim bu dünyaya, bu sokağa ama bu vahşete nasıl uyuyabilirim?” En net teşhisi Sunay Akın koyuyor, “Kitap okuyan bir toplum olmaktan uzaklaştığımız için demokrasimizi, adaletimizi, çocuklarımızı, kadınlarımızı, hayvanlarımızı, derelerimizi, ormanlarımızı koruyamıyoruz.” Çocuklar ölüyor, kadınlar öldürülüyor ve ormanlar yanıyor… Ve insanlar o saatte orada ne işi vardı deyip etek boyunu iğrenç santimleriyle ölçmeye devam ediyor. Kadın kadının kurdu olmak yerine yurdu olabilseydi keşke… “Peki "değersizlik hissi" bir insanın hayatını nasıl etkiler,” diye soruyor Beyhan Budak Değersiz hissettiniz mi hiç? #284147391 Nermin Yıldırım, “Bir sabah uyandım ve dünya yerinde değildi?” “Ölecek miydim yoksa zaten ölmüş müydüm?” Sahi yaşıyor muyuz sahiden? Yine Tuncel Kurtiz’in sesi geliyor kulağıma ne kadar durdurmak istesem de… Sen buna yaşamak mı diyorsun Mahsun! “Yaşamak, güzel kitaplar okuyup şiirler dinlemektir.” Aşktan dem vuruyor Mahir Ünsal Eriş, “Aşk, her şeyin kötüye gitmeye başlamasından önce hissettiğimiz son duygudur.” Ve Afşin Kum, “Büyümek sadece saflığını kaybetmek değildir, saf kalabileceğine dair inancını kaybetmektir.” Cedric büyüse, o da kaybederdi. “Sen beni hiç sevmedin.” Ne acı bir cümle değil mi? “Sessiz sedasız da kopabilirmiş kıyamet.” “Savaş başladığından beri Gazze’de her gün ortalama 28 çocuk ölüyor.” Sadece ağustos ayında açlıktan ölenlerin sayısı 138… Yardım kuyruğunda beklerken bir ayda 1373 kişi… Sayıları yazmak ne kadar kolay değil mi? En acısı da tüm bunlar dünyanın gözü önünde oluyor. youtube.com/shorts/axDjRcHNpz4 Dünyanın birçok yerinde insanlar obezite ile mücadele ederken… “Orta Doğu yanıyor. Büyük bir savaş var. Ama hiçbir şey olmuyormuş gibi tüm dünya yaşamına devam ediyor.” Birçok hassasiyete dokunan duyarlı bir sayıydı. Duyarlı yüreklere ithafen…
Kafa Dergisi - Sayı 132 (Eylül 2025)Kafa Dergisi · Kafa Grup Yayınları · 2025142 okunma
·
1.270 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.