Abidin Dino resimleriyle donanmış Küp gölüyle başlayıp , yine göle adanmış bir aşk hikayesi . Farklı bir açıdan değerlendirmek gerekirse direnişin efsanesi. Yaşar Kemal'in hikaye anlatıcılığı, şiirsel ve sade dili müthiş bir lezzet bırakıyor zihnimizde.
Genel olarak bir aşk hikayesi denilmesine karşın ben farklı bir yere değinmek isterim. Kitaptaki birçok metafor ve motiften yola çıkarak diyebiliriz ki birliğin, beraberliğin ve mücadelenin gücü şahlardan, sultanlardan ve saraylardan daha büyüktür. Örneğin Demirci Hüso'nun toplanan kalabalığa söylediği şu sözler: "biz hep böyle, her şeyde birlik olsak, kimse bize diş geçiremez. bize dağlar, şahlar dayanamaz. hiç kimse...yeter ki böyle birlik olalım." Paşa da zaten bundan korkmaktadır. İlk başlarda atını ister fakat sonra at bahane der, sonraları kızını ister ve kızın kaçırılması bahane der. Halk bu aşka duyduğu saygıdan tepki vermiyor, baş kaldırmak için neden arıyor der.
Bununla birlikte yine demirci Hüso'nun geleneklere, töreye ve tabulara baş kaldırması ve bunlardan soyutlanması. Yaşar Kemal her ne kadar halk hikayelerine ve efsanelerine bağlı bir yazar da olsa demirci karakteriyle Anadolu halkının içine işlemiş birçok geleneğin verdiği ıstırap ve kedere de dikkat çekmiştir. Hikayenin , karakterlerin ve bitişinin dahi büyük bir zarafeti, enfes bir tadı var.
Y Yaşar Kemal