Gönderi

Cephede bulunduğumuz zaman, Ziya Gökalp’in yazdığı, beyannameyi andıran bir yazıyı okumuştuk.Orada her şey ne kadar basit düşünülüyordu.Ne kadar basit anlatılıyordu. Rus çarlığının ömrü artık sona ermişti.Şimdi esirler kurtulacaktı.Sürüler çobanlarını bulacaktı.Çobanlar dağlarda parlayan yıldızlara yöneleceklerdi.Oymaklar, boylar, uluslar gök bayrağın altında birleşeceklerdi. Bozkurtlar millete yol gösterecekti.Eski beyler, hanlar, hakan soyundan gelenler, milletin başına geçecek, önüne düşecek, gene Başbuğlarımız olacaklardı vb… Bu ne saf bir hayal, fakat ne hazin bir buyruktu.Bir boşluk, mutlak bir görüşsüzlük, her şeyin dışında kalan, her gerçeğin dışında yaşayan bir adamın, dünyadan kopmuş bir Mürşid’in bir takım “vahiy”leri…
Alıntı
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.