"Oysa bahardayız. Hangi yaşımızın baharı olursa olsun, çiçekleri sevmek gerek."
Öykü sever arkadaşlar burada mı??? "okumayı çok severim ama Cumhuriyet dönemi yazarlarından Selçuk Baran ın kaleminden tırsıyorum nedensizce" diyen arkadaşlar o kadar çok vardı ki. Tabii ister istemez insan etkileniyor höyle düşüncelerden taa ki canım abim Mehmet Nalsale ın Tortu eseri yorumunu okuyana kadar!! Okuduktan sonra ilk tepkim "Geç kalınmış bir keşif kesinlikle" oldu.
Eserimize geçmeden sonra "Hiçbir şey sözcükleri kullanmak kadar güzel, büyüleyici ve heyecan verici değildir." diyen yazarımızın eleştirmen Füsun Ataklı' nın yazarın öykülerindeki kahramanların değerlendirmesine yer vermek isterim; "Öykü kişilerinin çoğu bir sıradanlığı, tekdüzeliği, alşılmışın boğuntu veren uyumunu bozmaya, aşmaya çabalayan, kendilerine, salt kendilerine ait yaşamalar arayan kişilerdir"
Zaman zaman hayal dünyasına da daldıran 11 kısa öyküden oluşan eserde en etkilendiğim kesinlikle eserle aynı ismi taşıyan , Nuriye Hanımla tanıştığım oldu. Öyküye kısaca değinmeden söylememe gerek yok gerçi ama şiddetle tavsiye ederiiiimmm.
Maaşı yaşlı anasıyla kendisine yeten sadece öğle yemeğini birlikte yediği yaşça kendisinden büyük Salim Bey tarafından beğenilen , toplumdan dışlanılan sevgili Nuriye , itiraf etmek gerekirse seninle empati yapmaktan öyle bir kaçındım ki. Sonunda ister istemez karşımdaymışçasına seninle konuşurken , yaralarını sarmaya çalışırken buldum kendimi..