Huzursuzluğun Kitabında yazar şöyle der:
"İsterim ki bu kitabı okuyunca, şehvetli bir kabus görmüş gibi olun" nitekim dediği de olur.
Siz sayfaları çevirirken o sizi parça parça ayırır. Varlığınızın her zerresini huzursuzluğun o baş döndürücü girdabında böler ve "öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? hayatımı toprağa veriyorum." diyerek yeniden doğuşu müjdeler.
Varlığın, anlamın ya da anlamsızlığın hüküm sürdüğü bedeni tıpkı bir nesne gibi parçalara ayırırken her bir parçanın huzursuzluğunu dile getirir. -Sahi nesnenin huzursuzluğu ne acı ve ne kadar insan! -
Anlam denizinde sizi tutar, boğulmaya yakın "anlamak için, kendimi yok ettim. anlamak, sevmeyi unutmaktır. " sözleriyle nefessiz bırakır, öyle bir nefessizlik ki çıldırırsın.
Şüphesiz Pessoa muhteşem bir yazardır. Her zerremize ince ince süzülen bir melodi, bir şarkı...
Orfeas Peridis'in "Fevgo" (gidiyorum) şarkısı da Pessoa'nın yaptığını yapar insana. Gitmelerin kıyısına sürükler.
Ve
" gidiyorum,
kalbimin daha da yakınına"
der.