Roman, bir sarhoşun alışılmadık bir yolla kesik bir baş bulmasıyla başlıyor. Remzi ve Seyit efendiler ise bu kesik başın kime ait olduğunu ve bu cinayeti kimin işlediğini bulmak ile görevlendiriliyorlar. 1920'lerde bir cinayet nasıl çözülür, şüpheliler nasıl bulunur ve takibi yapılır, olay yerindeki bulgulardan ne türlü çıkarımlar yapılabilir gibi soruların cevapları kitapta ziyadesiyle var. Yer yer Remzi ve Seyit efendilerle birlikte okurun da aldatıldığı ters köşeler de mevcut kitapta. Uzun bir araştırma sürecinin sonunda Hüseyin Rahmi'nin alışık olduğumuz tarzında, uzunca bir mektupla son nokta konuluyor. "Cinayet, herkesin hayatında vardır." diyor karakterlerden biri, bu düşüncesini sağlam bir şekilde savunuyor da. Kitabın son sözünde de yazarı bu konudaki görüşlerini ve tespitlerini okuyoruz, ona kalırsa öldürmenin bir çözüm yolu olması insanlığın bir hastalığı.