Yazarı ilk kez okuyorum. Doğrusu, zor bir dönemden geçerken dikkatimi toparlamaya çalıştığım bir zamana denk geldi bu okuma. Buna rağmen kitap, sürükleyici anlatımıyla beni içine çekti; akıcı dili sayesinde neredeyse bir solukta bitirilebilecek bir eser diyebilirim.
Yine de içerik açısından bazı noktalar beni düşündürdü. Dinî ve tarihî konulara değinilen bölümlerde, zaman zaman gerçeklerle tam örtüşmeyen bilgilere rastladım. Belki de yazar bunu bilinçli bir kurgu tercihi olarak yaptı, ancak bu tür konular hassas olduğu için, okurda bir tereddüt yaratabiliyor.
Kutsal kitaplardan alınan kıssaları ve bu tür anlatıları çok severim. Örneğin Nazan Bekiroğlu’nun Yusuf ile Züleyha’sı hem diliyle hem yaklaşımıyla bu tür öykülere güzel bir örnektir. Okan Çil’in bu kitabı ise, eğer tamamen bir kurgu olarak okunursa keyifli bir okuma deneyimi sunabilir. Gerçeklikle bağlantılı yönleri bakımından ise biraz daha özen gösterilmiş olmasını dilerdim.
Yine de yazarın anlatım gücü ve hikâye akışı, gelecek eserlerinde daha olgun ve derinlikli metinlerin habercisi gibi görünüyor. Umarım ilerleyen yıllarda, hem edebî hem de bilgi yönünden daha dengeli eserlerle buluşuruz.