Gönderi

Eşekli Kütüphaneci
9/10
·147 syf.··
2025 21. kitabı
Fakir Baykurt'un "toplumcu gerçekçilik" akımına ait ve sosyal medyada da sıkça rastladığımız "Eşekli Kütüphaneci" romanını değerlendireceğim. Fakir Baykurt, sol siyasi görüşlere sahip ve tahmin edileceği üzere hakkında kovuşturma açılan bir isim. Yılanların Öcü adlı eseri dahil olmak üzere sinemaya aktarılan yapıtları da var. Eserimizde Türk-Rum Mübadelesi'nde Yunanistan'a giden bir Ürgüp'lü ailenin torunu Dmitrios, bu diyarı görmek için Ürgüp'e gider. Romanımız Dmitrios üzerinden Mustafa Güzelgöz karakterinden ilerlemektedir. Mustafa Güzelgöz, fabrikada işe başlamış ve ardından üç buçuk yıl Tokat'ta askerlik yapmıştır. Askerden sonra evlenip bir kütüphanede memur olmuştur. Aslında görevi itibariyle masada sabahtan akşama kadar oturup gelecekleri bekleyebilirdi. Oysa o böyle bir vazifenin kendi karakterine uymadığını düşündü. İstanbul ve Ankara'daki hemşehrilerden kitap yardımı isteyip kütüphaneyi genişletmiştir. Eşeklere kitap yükleyip köylere giden, çoluk çocuktan tut kadınlara kadar herkesin kitap okuması için gayret göstermiştir. Hiçbir zaman yetinmeyen ve her taraftan kitap temin edip köylerde kitaplık kuran Mustafa Güzelgöz, nam-ı diğer Eşekli Kütüphaneci, bu faaliyetleri sonucunda uluslararası bir yarışmada birinci olmuş ve ABD'den "toplum hizmeti" ödülü almıştır. Eserde din ile halkın uyutulmasına bilhassa vurgu yapılıyor. Dini kendi yararına şekillendiren güruha karşı tepki gösterilmiştir. Ayrıca eserde politika ve politikacılar kirli entrikalara musallat olarak gösterilmiştir. Roman, halkın irfanı için çalışan Mustafa Güzelgöz'ün (gerçek hayatta yaşamış bir şahsiyet aynı zamanda) hayatı niteliğinde ve derin toplumsal mesajlar içeren bir eserdir. Pasif kütüphaneci rolünden sıyrılıp bir aydın olma yolunda önüne türlü engeller çıkan, faaliyetleri durdurulmaya çalışılan Eşekli Kütüphaneci'nin durmak bilmez azmi çok büyük bir örnek teşkil etmektedir. Ayrıca romanın mekânı olan Ürgüp'ün güzellikleri de eserde yer almaktadır. Ayrıca Dmitrios karakteri ile mübadele mağduriyetine ve Türk-Yunan dostluğuna dikkat çekilmiştir. Romanda yer alan Refik Başaran isimli türkücüde arka planda önemli bir yer tutmaktadır. Romanla ilgili söyleyebileceğim diğer bir husus ise çoğu kelimelerin Türkçe versiyonu kullanılmaya çalışılmış (futbol->ayaktopu,işçi->işgören,nazar boncuğu-> göz boncuğu). Tek eksik noktası ise böyle güzel bir konuya temas eden romanın daha edebi bir dile sahip olabileceği gerçeği. Yazar herkese hitap etmesinden dolayı böyle bir tercih yapmış olabilir ama dili biraz gündelik bir eser. Uzun uzadıya bahsettiğim üzere toplumsal mesajlar (dini, siyasi, örfi) veren ve çok geniş yelpazede konusunu işleyen güzel bir roman. Tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
··
1.634 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.