“Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince… Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden…” s.43
Türk edebiyatının en etkili anlatıcılarından biri olan Yaşar Kemal , yazdığı denemelerinde Anadolu insanının ruhunu, doğanın sesini ve toplumun vicdanını yansıtıyor. Romanlarını okurken destansı anlatım tekniğiyle geniş ufuklar açan yazar, denemelerinde de sade, derin izler bırakan, sert ve net bir üslup kullanıyor.
Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler ÜstüneYaşar Kemal’in Baldaki Tuz, Zulmün Artsın, Ağacın Çürüğü ve Ustadır Arı adlı eserlerden seçilmiş yazı ve konuşmalardan oluşan bu derleme, toplam 18 metni bir araya getiriyor.
Yaşar Kemal’in edebi kişiliğinin yanı sıra düşünsel derinliğini de ortaya koyuyor. Tembellikten masallara, doğanın tahribatından düşünce namusuna, Köy Enstitüleri’nden kültür politikalarına, özgürlük, halk, sanat ve vicdan gibi pek çok temel meseleye değiniyor.
Her denemesinde ortak nokta olarak insan, sevgiye ve aydınlığa olan inanç yer alıyor. Bazen coşkulu bir dille, bazen öfkeyle ya da kırgınlıkla kaleme aldığı bu yazıların hepsinde, insanın daha iyi bir dünyada yaşama umudu ve bu umudu diri tutma çabası derin bir şekilde hissettiriyor.
Kitaptaki denemeler arasında özellikle Her İşin Başı, Masal Deyip de Geçmemeli ve kitaba ismimi veren Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne denemelerini çok beğendim . Her İşin Başı”nda Yaşar Kemal, toplumun ilerlemesinin temelinde düşünce namusunun yattığını güçlü bir biçimde vurguluyor. Masal Deyip de Geçmemeli de halk anlatılarının kültürel hafızadaki yerini büyük bir ustalıkla ele alıyor. Kitaba adını veren “Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne” denemesi ise hem dilinin içtenliği hem de insana duyduğu derin inançla öne çıkarıyor.
Ama neyleyim ki göz görüyor, gönül katlanmıyor. Bir zaman geliyor kendime söz veriyorum, bir daha böyle acılı konuları yazma, şöyle güzel sevinçli konuları yaz, bu memlekette hiç güzel şey yok mu? s.42
Denemelerinde Yaşar Kemal bir yazardan fazlası, Ben sevinçli adamın diyen, aynı zamanda bir vicdanın sesi olduğunu da hatırlatıyor. Kültürel ve toplumsal yapıyı daha derinlikli kavramak, halkın sesiyle düşünsel bir bakışın nasıl iç içe geçtiğini görmek isteyen herkes için mutlaka okunması gereken bir eser.
Herkese keyifli okumalar.